Avrupa’nın kalbi Paris’ten yola çıkan ve bir asrı aşkın süredir demiryolu tutkunlarının hayallerini süsleyen efsanevi Orient Express, tarihi rotasını tamamlamak üzere Türkiye topraklarına giriş yaptı. Kapıkule Sınır Kapısı’ndan geçerek Edirne’ye ulaşan tren, gümrük işlemlerinin tamamlanmasının ardından nihai durağı olan İstanbul’a doğru hareket etmek üzere kısa bir mola verdi. 1883 yılında Belçikalı iş insanı Georges Nagelmackers tarafından başlatılan bu özel sefer, günümüzde sadece bir ulaşım aracı değil, aynı zamanda geçmişin ihtişamını bugüne taşıyan yaşayan bir müze niteliği taşıyor.
Tarihin izinde nostaljik bir yolculuk
Venice Simplon Orient Express, 25 Eylül tarihinde Paris’ten hareket ederek Almanya, Avusturya, Macaristan, Romanya ve Bulgaristan gibi Avrupa’nın önemli merkezlerinden geçerek Türkiye’ye ulaştı. Budapeşte, Bükreş ve Varna gibi şehirlerin ardından Edirne’de duran tren, yolcularına adeta zamanda yolculuk yapıyormuş hissi veriyor. Genellikle üst gelir grubuna hitap eden bu lüks seyahat, 1883 yılındaki ilk seferin ruhunu modern konforla birleştirerek Avrupa ile Türkiye arasında nostaljik bir kültür köprüsü kurmaya devam ediyor. Yolcuların İstanbul’da geçirecekleri üç günlük sürenin ardından dönüşlerini hava yoluyla gerçekleştirecek olmaları, bu tarihi deneyimin ne kadar özel bir planlama ile hayata geçirildiğini gözler önüne seriyor.
Yolcuların gözünden unutulmaz deneyimler
Sekiz yıldır bu özel trenin yönetiminde bulunan Tren Müdürü Francesco Bonotto, İstanbul’a ulaşmanın hem kendileri hem de misafirleri için büyük bir ayrıcalık olduğunu vurguluyor. Bonotto, yolculuğun sakin ve sürprizlerden uzak geçtiğini, ancak varış noktasının İstanbul olmasının tüm süreci unutulmaz kıldığını ifade ediyor. Trende eşinin 50’nci yaş günü için bulunan Tansel Doğan ise yedi ülkeden geçerek dört farklı başkenti görmenin büyüleyici olduğunu belirtirken, eşi Stefan Schiessl İstanbul’a varış heyecanını gizleyemiyor. Schiessl, şehre ulaştıklarında tarihi noktaları gezmenin yanı sıra yerel lezzetleri tatmak için sabırsızlandığını dile getiriyor.
Diplomatik bağlar ve İstanbul’un büyüleyici etkisi
Seyahatin en dikkat çekici katılımcılarından biri olan Janan Benabud ise Türkiye ile olan duygusal bağını paylaşıyor. Babasının Ankara’da diplomat olarak görev yapması nedeniyle Türkiye’nin kendisi için bir ev gibi olduğunu belirten Benabud, bu seyahatin beklentilerinin çok üzerinde bir organizasyon olduğunu ifade ediyor. İstanbul’da Pera Palas, Topkapı Sarayı, Dolmabahçe Sarayı ve Mısır Çarşısı gibi şehrin simgeleşmiş noktalarını ziyaret etmeyi planlayan yolcular, bu tarihi rotanın sunduğu kültürel zenginliğin tadını çıkarıyor. Orient Express, 1883 yılındaki ilk seferinde Varna’dan sonra buharlı gemilerle İstanbul’a ulaşan yolcuların hikâyesini, bugün modern raylar üzerinde aynı heyecanla yaşatmaya devam ediyor.