Edirne'nin Keşan ilçesine bağlı İbrice Limanı açıklarında, deniz ekosistemini desteklemek ve su altı turizmini canlandırmak amacıyla başlatılan MiniaEdirne yapay resif ve su altı tarih müzesi projesi, hedeflenenin ötesinde bir başarıya imza attı. Ağustos ayında, Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider'in de katılımıyla gerçekleştirilen törenle 20 metre derinliğe indirilen tarihi yapı modelleri, bölgedeki deniz canlıları için adeta bir vaha görevi görmeye başladı. Saros Körfezi'nin eşsiz mavilikleri, artık sadece dalış tutkunlarını değil, aynı zamanda yeni yuvalarına kavuşan deniz canlılarını da ağırlıyor.

Tarihi Miras Su Altında Hayat Buldu
Proje kapsamında Selimiye Camisi, Meriç Köprüsü, Edirne Sarayı, Adalet Kasrı ve Makedonya Kulesi gibi şehrin simgeleşmiş tarihi yapılarının küçültülmüş modelleri, titiz bir çalışmayla su altına yerleştirilmişti. Bu yapılar, sadece görsel bir şölen sunmakla kalmayıp, aynı zamanda deniz tabanında balıklar ve diğer su altı canlıları için güvenli bir barınma, üreme ve beslenme alanı oluşturdu. Kısa süre içerisinde bölgeden gelen görüntüler, projenin ekolojik hedeflerine ulaştığını kanıtlar nitelikte oldu.

Kalamar ve Ahtapotlar İçin Yeni Yuva
Edirne Valiliği tarafından yapılan resmi açıklamada, projenin deniz yaşamı üzerindeki olumlu etkilerine dikkat çekildi. Özellikle bölgede yuvalama alanları oldukça kısıtlı olan kalamarların ve ahtapotların, su altına bırakılan bu yapay resifleri tercih ederek yumurtalarını buraya bıraktıkları gözlemlendi. Bu durum, yapay resiflerin deniz ekosistemini canlandırma konusundaki kritik rolünü bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlar, bu tür projelerin denizel biyoçeşitliliği korumak adına büyük bir adım olduğunu vurguluyor.

Saros'un Doğal Zenginliği Korunuyor
Saros Körfezi'nin doğal zenginliğini korumak ve Edirne'nin tarihi mirasını su altında da yaşatmak amacıyla başlatılan bu çalışmalar, bölgedeki deniz yaşamını desteklemeye devam ediyor. Valilik yetkilileri, deniz ekosistemine kazandırılan bu yeni yaşam alanlarının, bölgenin su altı zenginliğini artırarak gelecek nesillere daha sağlıklı bir deniz ortamı bırakma hedefine hizmet ettiğini belirtti. Tarihi eserlerin su altındaki bu yeni serüveni, hem turizm hem de çevre koruma açısından örnek bir model oluştururken, Saros'un derinlikleri her geçen gün daha fazla canlıya kucak açmayı sürdürüyor.




