Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okul olaylarını mercek altına alan Meclis Komisyonu, öğrencilerin dijital bağımlılık ve akran zorbalığı konusundaki radikal çözüm önerilerini dinledi; gençler okullarda akıllı telefonların tamamen yasaklanmasını talep etti.
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş Okul Olaylarını ve Dijital Riskleri Araştırma Komisyonu, AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt başkanlığında gerçekleştirdiği oturumda, eğitim dünyasının kanayan yarası haline gelen dijital riskleri masaya yatırdı. Akademisyenlerden sivil toplum kuruluşlarına kadar geniş bir yelpazede görüş alan komisyon, bu kez sözü doğrudan öğrencilere, velilere ve öğretmenlere bıraktı.
Dijital dünyanın çocuklar üzerindeki etkisi
Toplantının açılışında konuşan Komisyon Başkanı Yusuf Beyazıt, okullarda yaşanan olumsuzlukların sadece fiziksel birer vaka olmadığını, arka planda sosyal, psikolojik ve teknolojik bir sarmalın yattığını vurguladı. Beyazıt, "Çocuklarımızın güvenliği, aileden başlayıp dijital platformlara uzanan çok boyutlu bir koruma kalkanı gerektiriyor. Sosyal medya ve çevrim içi oyunlar, artık geleceğimiz için ciddi bir tehdit unsuru haline geldi" ifadelerini kullandı.
Öğrencilerden "tuşlu telefon" önerisi
Komisyona katılan öğrenciler, dijital bağımlılığın ders başarısını düşürdüğünü ve akran zorbalığını tetiklediğini belirterek çarpıcı bir talepte bulundu. İstanbul’dan bir ortaokul öğrencisi, akıllı telefonların okul ortamından tamamen çıkarılması gerektiğini savunarak, "Akıllı telefonlar yerine sadece iletişim kurabileceğimiz tuşlu telefonlar kullanılmalı. Bu sayede hem derslere odaklanabiliriz hem de telefon modelleri üzerinden yapılan akran zorbalığının önüne geçebiliriz" dedi.
Benzer bir görüşü paylaşan lise öğrencisi Batuhan Er ise, sosyal medya kısıtlamalarının şart olduğunu vurgularken, zorbalık eğilimi gösteren öğrencilere karşı disiplin süreçlerinin daha sert işletilmesi gerektiğini savundu.
Velilerden "ortak sorumluluk" vurgusu
Veliler adına konuşan Aydın Kuyumcu, okul güvenliğinin sadece devletin değil, ailenin de sorumluluğunda olduğunu hatırlattı. Kuyumcu, "Çocuk, okula sadece çantasını değil; evdeki huzursuzluğunu, öfkesini ve dijital dünyadaki yalnızlığını da taşıyor. Veliler olarak çocuklarımızın notlarından ziyade, ruhsal değişimlerini takip etmek zorundayız" diyerek ailelere çağrıda bulundu.
Eğitimcilerden rehberlik servisi çağrısı
Öğretmenler ise kalabalık sınıflarda öğrencilerin iç dünyasını analiz etmenin zorluğuna dikkat çekti. Tarih öğretmeni Özlem Önen, yaşadığı bir tehdit olayını paylaşarak, rehberlik servislerinin yetkilerinin artırılması gerektiğini belirtti. Önen, "Öğrencilerin ruhsal değişimlerini erken evrede tespit edebilmek için rehberlik birimlerinin daha aktif çalışması ve anketlerle riskli durumların önceden belirlenmesi hayati önem taşıyor" şeklinde konuştu.
Komisyon, dinlenen tüm tarafların önerilerini not ederek, okullardaki dijital riskleri minimize edecek kapsamlı bir rapor hazırlığına devam ediyor.