YENİ Parti tarafından düzenlenen "Tüketilme ve Yoksullaştırma Politikalarına Karşı Emek Buluşması"nda konuşan Gökhan Günaydın, Türkiye’nin içinden geçtiği ekonomik tabloyu sert sözlerle eleştirdi. Açlık sınırının 37 bin liraya dayandığı bir ortamda, 28 bin liralık asgari ücretin alım gücünün hızla eridiğine dikkat çeken Günaydın, iktidarın çözüm yerine yeni bir "eşitsizlik modeli" üzerinde çalıştığını öne sürdü.
Bölgesel asgari ücret tehlikesi
İktidarın, hayat pahalılığını gerekçe göstererek asgari ücreti illere göre farklılaştırmayı planladığını iddia eden Günaydın, "İstanbul gibi pahalı şehirlerde farklı, daha düşük maliyetli illerde ise daha düşük bir asgari ücret belirleyerek işçiyi daha da yoksullaştırmanın hesabını yapıyorlar. Bu, emeğin değerini bölgesel olarak budama girişimidir" ifadelerini kullandı.
Emekliler sefalet sınırında
Konuşmasında 17 milyon emeklinin yaşadığı zorluklara da değinen Günaydın, 5,5 milyon emeklinin 23 bin 552 liralık en düşük aylıkla hayata tutunmaya çalıştığını belirtti. Emeklilerin torunlarına harçlık dahi veremeyecek duruma getirildiğini söyleyen Günaydın, bu tablonun bir kader değil, bilinçli bir yoksullaştırma politikası olduğunu savundu.
Bütçe tercihleri halktan yana değil
Türkiye’nin kaynak sorunu olmadığını, asıl sorunun bütçe tercihlerinde yattığını vurgulayan Günaydın, 2026 bütçesinden faize ayrılan 2 trilyon 740 milyar liraya dikkat çekti. Tarım ve sanayideki dışa bağımlılığın arttığını, tekstil ve otomotiv gibi sektörlerin üretim merkezlerini yurt dışına kaydırdığını belirten Günaydın, "Üretimi biten bir Türkiye, dışarıdan nohut ve mercimek ithal eder hale getirildi. Bu tabloyu tamir etmek, yeniden üretir hale gelmek zorundayız" dedi.
Baskılara karşı "halkın iktidarı" vurgusu
İktidarın yargı eliyle yürüttüğü baskılara ve belediye başkanlarına yönelik tutuklamalara da değinen Günaydın, geri adım atmayacaklarını belirtti. Kendilerine "Silivri yolları görünüyor" mesajı verildiğini hatırlatan Günaydın, "Bizim mücadelemiz sadece bir parti meselesi değil, bir rejim meselesidir. Halkın iktidarını kurana kadar bu bayrağı taşımaya devam edeceğiz. Hiçbir baskı, bu memleketin çoban ateşini söndürmeye yetmeyecek" diyerek sözlerini noktaladı.