Merkez Bankası'nın 2026 yılı ilk çeyrek verileri, finansal tablolardaki dengesizliğin derinleştiğini ortaya koydu; borçlanma hızı varlık artışını gölgede bıraktı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2026 yılının ilk üç ayını kapsayan Finansal Hesaplar Raporu'nu yayımladı. Veriler, Türkiye ekonomisinin net finansal pozisyon açığının Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'ya (GSYİH) oranının yüzde 23,2'ye yükseldiğini gösterdi. Bir önceki çeyreğe göre 0,7 puanlık artışa işaret eden bu tablo, sektörlerin borçlanma iştahının varlık birikiminden daha hızlı ilerlediğini kanıtladı.
Varlıklar ve yükümlülükler arasındaki makas açılıyor
Yılın ilk çeyreğinde toplam finansal varlıklar 231,9 trilyon liraya ulaşırken, yükümlülükler 247,6 trilyon liraya tırmandı. Bu dönemde varlıklarda 12,7 trilyon liralık bir büyüme kaydedilmesine karşın, yükümlülüklerdeki artış 14,2 trilyon lirayı buldu. Özellikle hisse senedi ve özkaynak kalemlerindeki değerleme etkileri, finansal tablonun ana belirleyicisi oldu. Toplam ekonominin net finansal pozisyonu ise söz konusu dönemde 1,5 trilyon liralık bir gerileme yaşadı.
Hanehalkı tasarrufta mevduata yöneldi
Hanehalkı tarafında ise finansal varlıklar 28,5 trilyon liraya yükseldi. Bu varlıkların yarısından fazlasını (yüzde 54) para ve mevduat hesapları oluşturdu. Kredi kullanımındaki artışa rağmen hanehalkının net finansal pozisyonunda 1,1 trilyon liralık iyileşme gözlenmesi dikkat çekti. Hanehalkı borcunun milli gelire oranı yüzde 10 seviyesinde kalırken, harcanabilir gelire oran ise yüzde 25 olarak hesaplandı.
Şirketler ve kamuda borçlanma baskısı
Finansal olmayan kuruluşlar yani şirketler kesimi, yükümlülük artışında başı çekti. Şirketlerin varlıkları 111,3 trilyon liraya ulaşsa da, yükümlülükleri 141,4 trilyon liraya fırladı. Bu durum, şirketlerin net finansal pozisyonunun yaklaşık 2,4 trilyon lira daha kötüleşmesine neden oldu. Kamu tarafında da benzer bir tablo yaşandı; genel yönetimin yükümlülükleri, varlık artış hızının yaklaşık üç katı oranında yükselerek 20,6 trilyon liraya ulaştı.
Kredi hacminde büyük pay şirketlerin
Finansal kuruluşların sağladığı toplam kredi hacmi 29 trilyon lirayı aşarken, bunun 18,7 trilyon lirası şirketlere, 6,7 trilyon lirası ise hanehalkına tahsis edildi. Mevduat tarafında ise 48,1 trilyon liralık toplam hacmin 15,3 trilyon liralık kısmı hanehalkı tasarruflarından oluştu.
Uluslararası verilerle kıyaslandığında, Türkiye'nin toplam borcunun GSYİH'ye oranı olan yüzde 94, emsal ülkelere göre görece düşük bir seviyede kalmaya devam ediyor. TCMB, özellikle hanehalkı borçluluk oranlarının küresel ölçekte en düşük seviyelerden biri olduğunu vurguladı.