Artan hayat pahalılığı ve yetersiz maaşlar, emeklileri dinlenme dönemlerinde dahi tehlikeli çalışma koşullarına mahkum ediyor; veriler ise her geçen gün daha fazla yaşlı işçinin iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiğini kanıtlıyor.
Ekonomi dünyasında emeklilik, yorucu bir çalışma hayatının ardından huzurla geçirilecek bir dönem olarak tanımlanır. Ancak Türkiye’de tablo, bu tanımın tam tersi bir yöne evriliyor. Temmuz ayında 23 bin 552 liraya çıkarılan en düşük emekli maaşı, özellikle büyükşehirlerdeki kira fiyatları karşısında eriyip giderken, milyonlarca emekli vatandaş geçinebilmek adına ileri yaşlarına rağmen yeniden iş hayatına atılmak zorunda kalıyor.
İstatistikler acı gerçeği gözler önüne seriyor
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) tarafından paylaşılan veriler, emeklilerin içinde bulunduğu tehlikeli durumu rakamlarla ortaya koyuyor. 2026 yılının sadece ilk altı ayında 1063 işçi, iş kazası veya ihmal sonucu hayatını kaybetti. Bu kayıpların 72’sini, 65 yaş ve üzerindeki emekli çalışanlar oluşturdu. Geçtiğimiz yılın aynı döneminde bu sayı 56 iken, bir yıl içerisinde yaşanan artış, emeklilerin çalışma hayatındaki güvenlik zafiyetinin ne denli büyüdüğünü gösteriyor.
Genç yaşlı demeden artan iş cinayetleri
Türkiye’deki iş güvenliği sorunu sadece emeklileri değil, toplumun en savunmasız kesimlerini de tehdit ediyor. 2025 yılında 35 çocuk işçinin hayatını kaybettiği iş sahalarında, toplam ölüm vakaları da endişe verici bir hızla tırmanıyor. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtlarına göre, 2024 yılında 908 olan iş cinayeti kurbanı sayısı, 2025 yılında 1944’e yükselerek iki katından fazla artış gösterdi.
Dünya sıralamasında zirveye yerleşen tablo
Denetim eksiklikleri ve güvencesiz çalışma koşulları, Türkiye’yi uluslararası iş güvenliği karnesinde de alt sıralara itiyor. Mevcut veriler ışığında Türkiye, iş cinayetleri oranında Avrupa’da ilk sırada yer alırken, küresel ölçekte ise üçüncü sırada bulunuyor. Uzmanlar, kayıt dışı istihdamın ve işçi sağlığı önlemlerinin yetersizliğinin, emeklileri ve genç işçileri her geçen gün daha büyük bir risk altına soktuğu konusunda uyarıyor.