Havadis | Ekonomi | Küresel ekonomide Hürmüz alarmı: Petrol 150 doları görürse ne olur?

Küresel ekonomide Hürmüz alarmı: Petrol 150 doları görürse ne olur?

Küresel enerji piyasaları, jeopolitik gerilimlerin gölgesinde kritik bir sınav veriyor. Hürmüz Boğazı’nın uzun süreli bir kapanma yaşaması ihtimali, uzmanlar tarafından dünya ekonomisini derinden sarsacak bir "arz şoku" senaryosu olarak değerlendiriliyor.

Küresel enerji piyasaları, jeopolitik gerilimlerin gölgesinde kritik bir sınav veriyor. Hürmüz Boğazı’nın uzun süreli bir kapanma yaşaması ihtimali, uzmanlar tarafından dünya ekonomisini derinden sarsacak bir "arz şoku" senaryosu olarak değerlendiriliyor.

Küresel ekonomide Hürmüz alarmı: Petrol 150 doları görürse ne olur?

Dünya enerji ticaretinin kalbi Hürmüz Boğazı'nda yaşanabilecek olası bir tıkanıklık, sadece fiyatları değil, merkez bankalarının faiz politikalarını ve küresel büyüme beklentilerini de kökten değiştirebilir.

Küresel enerji piyasaları, jeopolitik gerilimlerin gölgesinde kritik bir sınav veriyor. Hürmüz Boğazı’nın uzun süreli bir kapanma yaşaması ihtimali, uzmanlar tarafından dünya ekonomisini derinden sarsacak bir "arz şoku" senaryosu olarak değerlendiriliyor. Capital Economics tarafından hazırlanan son analiz, böyle bir krizin enerji maliyetlerini rekor seviyelere taşıyabileceği konusunda uyarıyor.

Stoklar eriyor, risk büyüyor

Şu ana kadar alternatif boru hatları ve stratejik rezervler sayesinde dengede tutulan enerji arzı, artık sınırlarına dayanmış durumda. OECD ülkelerindeki ticari petrol stoklarının son yılların en düşük seviyelerine gerilemesi, piyasaların yeni bir şoka karşı savunma mekanizmasını zayıflatıyor. Daha önce Hürmüz üzerinden geçen petrolün üçte birinin farklı güzergâhlara kaydırılması bir nebze rahatlama sağlasa da, bu esnekliğin artık tükendiği belirtiliyor.

150 dolarlık senaryo ve stagflasyon riski

Analistler, en kötü senaryoda Brent petrolün varil fiyatının 150 dolara, Avrupa'daki doğal gaz fiyatlarının ise 90 Euro seviyesine fırlayabileceğini öngörüyor. Bu denli sert bir maliyet artışı, enflasyonun yeniden tırmanışa geçmesine ve büyümenin yavaşladığı bir ortamda merkez bankalarını "faiz artırımı" gibi zorlu kararlara mecbur bırakabilir.

ABD ve Avrupa ekonomileri için tehlike çanları

Enerji fiyatlarındaki bu olası sıçrama, gelişmiş ekonomiler üzerinde ağır bir baskı oluşturacak. ABD'de enflasyonun yüzde 5 bandına yaklaşması ve büyüme hızının yüzde 1'in altına gerilemesi beklenirken, Avrupa'da stagflasyon (durgunluk içinde enflasyon) riski daha belirgin hale geliyor. Euro Bölgesi'nde büyümenin durma noktasına gelmesi, İngiltere'nin ise resesyonla yüzleşmesi, raporun çizdiği karanlık tablolar arasında yer alıyor.

Asya'da büyüme ivme kaybedebilir

Sadece Batı dünyası değil, Çin ve Hindistan gibi üretim merkezleri de bu krizden nasibini alacak. Yüksek enerji maliyetlerinin tüketici harcamalarını baskılaması, Çin'in yeşil enerji ve teknoloji ihracatındaki gücünü zayıflatabilir. Hindistan'ın ise büyüme beklentilerinin yüzde 6,5'ten yüzde 5,5 seviyelerine çekilmesi öngörülüyor.

Piyasalar neyi fiyatlıyor?

Her ne kadar felaket senaryoları masada olsa da, piyasa oyuncuları şimdilik kesintinin geçici olacağına inanıyor. Opsiyon piyasalarındaki veriler, yatırımcıların kısa vadeli bir aksaklığı daha olası gördüğünü gösteriyor. Yine de Capital Economics, petrol fiyatlarında sert bir yükseliş riskinin geçmiş yıllara oranla çok daha yüksek olduğunun altını çiziyor. Merkez bankalarının ise olası bir krizde, ücret-fiyat sarmalını kırmak için faiz oranlarını ABD'de yüzde 4,63, Euro Bölgesi'nde ise yüzde 3,25 seviyelerine çekmek zorunda kalabileceği tahmin ediliyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız