Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, iklim değişikliğinin getirdiği risklere karşı Türkiye'nin su yönetiminde köklü bir dönüşüme gittiğini belirterek, su ayak izi çalışmalarının 2030 yılına kadar tüm havzalara yayılacağını duyurdu.
İklim krizinin etkilerinin her geçen gün daha belirgin hale geldiği günümüzde, Türkiye su kaynaklarını korumak için stratejik adımlar atmaya devam ediyor. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde düzenlenen Ulusal Su Kurulu toplantısında konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, suyun artık sadece bir doğal kaynak değil, ekonomik süreçlerin ayrılmaz bir parçası olarak yönetileceğini vurguladı.
Geçmiş yıllardaki kuraklık verileri ve son dönemdeki yağış artışlarıyla baraj doluluk oranlarının yüzde 72 seviyelerine ulaştığını hatırlatan Bakan Yumaklı, bu verilerin rehavete yol açmaması gerektiğini, aksine geleceği planlayan bilimsel bir yaklaşıma ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.
Sekiz havzada kritik aşama geçildi
Su ayak izi ve sanal su kavramlarının önemine dikkat çeken Yumaklı, bir ürünün gerçek maliyetinin hesaplanırken üretim aşamasında harcanan su miktarının da göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtti. Bu kapsamda yürütülen çalışmalarda Sakarya, Susurluk, Kuzey Ege, Batı Akdeniz, Büyük Menderes, Aras, Çoruh ve Gediz havzalarındaki süreçlerin başarıyla tamamlandığı bilgisini veren Bakan, hedeflerinin 2030 yılına kadar Türkiye'deki tüm havzaların su ayak izi haritasını çıkarmak olduğunu söyledi.
Atık suyun ekonomiye kazandırılması
Su yönetiminde verimliliği artırmak adına atık suların yeniden kullanımını öncelikli gündem maddesi haline getirdiklerini belirten Yumaklı, arıtma tesislerinin modernizasyonu ve ileri arıtma teknolojilerine yapılacak yatırımlarla atık suyun tarım ve sanayi için güvenli bir kaynak haline getirileceğini kaydetti.
Taşkın riskine karşı proaktif yönetim
Afet sonrası müdahale yerine riski önceden belirleyen bir model benimsediklerini dile getiren Bakan Yumaklı, 25 nehir havzasında Avrupa Birliği standartlarıyla uyumlu Taşkın Yönetim Planları'nın tamamlandığını açıkladı. 30 binden fazla taşkın haritası ve tahliye planı oluşturulduğunu belirten Yumaklı, Antalya örneğinde olduğu gibi riskli bölgelerdeki tedbir sayısının artırılarak olası felaketlerin önüne geçilmesinin hedeflendiğini sözlerine ekledi.