15 Temmuz darbe girişimi sırasında Ankara'da bulunan ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi önünde yaralanarak şehit düşen Oğuzhan Yaşar, geride hüzünlü bir baba hikayesi bıraktı. Erzurumlu olan 23 yaşındaki Oğuzhan, o gece evden "arkadaşıma gidiyorum" diyerek çıkmıştı. Milli iradeyi korumak için gittiği Külliye önünde darbecilerin attığı şarapnel parçalarıyla ağır yaralanan genç, 19 gün süren yaşam savaşını doğum gününde kaybetti.
Baba Ahmet Yaşar, oğlunun anısını yaşatmak ve o gece yaşanan acıyı dile getirmek için "Oğul" isimli bir şiir kaleme aldı.
Oğlunun mücadelesi ve acısı
Oğuzhan Yaşar, kaldırıldığı hastanede 19 gün boyunca gazi olarak hayata tutunmaya çalıştı. Baba Ahmet Yaşar, oğlunun şehadet haberini 16 Temmuz günü öğrendiğini belirtiyor. Yaşar, "Oğlum vatanı için canını verdi. Ben her okuduğumda evladımı ve tüm şehitlerimizi hatırlamak için bu şiiri yazdım" diyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da "Tabuta sığmayan şehit" olarak andığı Oğuzhan, memleketi Erzurum'un Şenkaya ilçesinde toprağa verildi.
Şiirle ölümsüzleşen hatıralar
Ahmet Yaşar, kaleme aldığı dizelerde oğlunun sokağa çıkışını ve yaşadığı son anları anlatıyor. Şiirde, abdestini alıp namazını kıldıktan sonra vatan savunmasına koşan bir gencin fedakarlığı vurgulanıyor. Baba Yaşar, "Rabbim bir daha bu millete böyle acılar yaşatmasın" diyerek 15 Temmuz'un Türkiye için bir kırılma noktası olduğunu ifade ediyor. Bugün bu hikaye, sadece bir ailenin değil, bir milletin hafızasında yer tutan bir hatıra olarak yaşıyor.