Erzurum Şehir Hastanesi bünyesinde gerçekleştirilen Sağlık Bilimleri Üniversitesi Erzurum Tıp Fakültesi 2026-2027 akademik yıl açılış töreni, önemli bir halk sağlığı uyarısına sahne oldu. Törende kürsüye gelen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hilal Uygur, modern dünyanın en sinsi tehlikelerinden biri haline gelen kumar oynama bozukluğuna dair çarpıcı veriler paylaştı. Doç. Dr. Uygur, kumarın sadece bir eğlence veya şans oyunu olarak görülmesinin büyük bir yanılgı olduğunu, aslında uyuşturucu bağımlılığıyla aynı kategoride değerlendirilmesi gereken biyolojik ve psikolojik bir süreç olduğunu ifade etti. Akademisyenlerin ve öğrencilerin katıldığı etkinlikte, dijitalleşmenin bu bağımlılığı nasıl körüklediği detaylı bir şekilde masaya yatırıldı.

Dijitalleşme ile gelen görünmez tehlike
Türkiye'de 1996 yılında kumarhanelerin kapatılmasıyla fiziksel mekanların ortadan kalktığını hatırlatan Doç. Dr. Uygur, günümüzde teknolojinin bu yasağı anlamsız kıldığını belirtti. Akıllı telefonların her an ulaşılabilir olması, kişileri potansiyel birer kumarbaz haline getiriyor. Uygur, fiziksel paranın yerini dijital bakiyelerin almasının, harcama kontrolünü tamamen yok ettiğini vurguladı. Kişiler, ekran üzerindeki rakamları gerçek para gibi algılamadıkları için kayıplarını fark etmiyor ve bu durum kontrol kaybını tetikliyor. Erişim kolaylığı, kumarı daha görünmez ve dolayısıyla daha tehlikeli bir boyuta taşıyor. Özellikle üniversite gençliğinin bu dijital ağlara karşı savunmasız kaldığına dikkat çeken uzmanlar, yasa dışı bahis sitelerinin gençleri hedef alan tuzaklarına karşı uyarılarda bulundu.

Beyni ele geçiren dopamin döngüsü
Kumar oynama bozukluğunun, irade eksikliği veya ahlaki bir zafiyet olarak nitelendirilmesinin yanlış olduğunu belirten Doç. Dr. Hilal Uygur, bu durumun tıbbi bir hastalık olduğunu ısrarla vurguladı. Bağımlılık sürecinde beyindeki ödül sisteminin, uyuşturucu maddelerde olduğu gibi dopamin aracılığıyla manipüle edildiğini açıklayan Uygur, kazanılan ödülün rastlantısal olmasının bağımlılığı pekiştirdiğini belirtti. Kontrol illüzyonu olarak adlandırılan düşünce hataları, kişiyi sürekli bir döngüye hapsediyor. Kaybettiğini geri kazanma hırsı, yani kayıp kovalama davranışı, bağımlıların yaşadığı en büyük çıkmazlardan biri olarak öne çıkıyor. Kişiler, bir kez daha oynarlarsa tüm kayıplarını telafi edebileceklerine dair gerçek dışı bir inanca kapılıyorlar.

Hukuki riskler ve yardım arayışı
Gençlerin sadece kumar oynayarak değil, banka hesaplarını suç örgütlerine kiralayarak da büyük bir tehlikeye sürüklendiğini belirten Doç. Dr. Uygur, bu durumun ağır hukuki sonuçları olduğunu hatırlattı. Komisyon vaadiyle hesaplarını kullandıran öğrencilerin, farkında olmadan yasa dışı suç gelirlerinin transferine aracılık ettiklerini ve bu durumun ileride ciddi mağduriyetlere yol açabileceğini ifade etti. Son olarak, kumar bağımlılığının utanç duygusu nedeniyle gizlendiğini ancak profesyonel yardım almanın bir zayıflık değil, iyileşme yolunda atılan en cesur adım olduğunu belirtti. Erken farkındalığın, zararın büyümesini engellemek için hayati önem taşıdığını söyleyen Uygur, tedavi sürecinin mümkün olduğunu ve uzmanların her zaman destek için hazır olduğunu sözlerine ekledi.

