Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Kongre Kültür Merkezi, önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan'ın katılımıyla gerçekleştirilen Eskişehir Aile Zirvesi, toplumun temel taşı olan aile kurumunun geleceğini ve Türkiye'nin demografik yapısını masaya yatırdı. Etkinlikte Eskişehir protokolü, üniversite rektörleri ve çok sayıda davetli hazır bulundu. Erdoğan, konuşmasında Türkiye'nin sadece ekonomik değil, nüfus yapısı açısından da kritik bir dönemeçte olduğunu ifade etti.

Nüfus artış hızındaki düşüş bir beka meselesi
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yıllardır vurguladığı üç çocuk çağrısının toplumda yeterince karşılık bulmadığını belirten Bilal Erdoğan, doğurganlık oranının 2,5 seviyelerinden 1,4'e gerilemesinin endişe verici olduğunu dile getirdi. Bu durumun sadece bir kadın veya erkek meselesi değil, topyekûn bir toplumsal sorumluluk olduğunu vurgulayan Erdoğan, Türkiye'nin dünyada bu düşüşü tersine çevirebilen ilk ülke olma potansiyeline sahip olduğunu savundu. Kendi kültürel ve milli dinamiklerine dönmenin Türkiye'ye bir şey kaybettirmeyeceğini, aksine güç katacağını belirten Erdoğan, 2100 yılına dair projeksiyonların 50 milyonun altında ve yaşlı bir nüfus tablosu çizdiğini hatırlatarak, bu gidişatın durdurulması gerektiğinin altını çizdi.

Ekonomik büyüme ve bölgesel istikrarın önemi
Konuşmasının bir bölümünü Türkiye'nin ekonomik performansına ayıran Erdoğan, son 23 yılda bölgedeki tüm istikrarsızlıklara rağmen yakalanan yüzde 5,5'lik ortalama büyüme oranını mucizevi bir başarı olarak nitelendirdi. Çevre ülkelerdeki savaşların ve zayıflamaların Türkiye'nin potansiyelini doğrudan etkilediğini belirten Erdoğan, eğer bu dış etkenler olmasaydı Türkiye'nin bugün 1,6 trilyon dolar yerine 2,5 trilyon dolarlık bir ekonomiye sahip olabileceğini savundu. Türkiye'nin artık bölgesel olaylara kayıtsız kalma lüksünün bulunmadığını belirten Erdoğan, küresel sahnede sözü dinlenen bir ülke olmanın temelinde ekonomik gücün yattığını ifade etti.

Filistin meselesi insanlığın vicdan sınavı
Programın sonunda Filistin'deki insani krize değinen Erdoğan, Türkiye'nin bölgedeki kardeşleri için en büyük dayanak noktası olduğunu vurguladı. Filistin meselesinin artık sadece Müslümanların veya Orta Doğu'nun bir sorunu olmadığını, bunun bir insanlık vicdanı meselesi haline geldiğini belirten Erdoğan, mızrağın çuvala sığmadığını ve er ya da geç sorumluların hesap vereceğini söyledi. Yeni neslin boykot ve yardım konularındaki duyarlılığını takdirle karşıladığını belirten Erdoğan, Gazze'deki soykırımın unutulmaması ve unutturulmaması gerektiğini, aksi takdirde insanlığın iflah olmayacağını sözlerine ekledi.




