Eskişehir'de arıcılık sektörü, son iki yıldır etkisini gösteren ve üreticileri oldukça zorlayan kuraklık dönemini nihayet geride bıraktı. Bahar aylarında toprağa düşen düzenli yağışlar, bölgedeki bitki örtüsünü canlandırarak arıcılık faaliyetlerinde beklenen verim artışını beraberinde getirdi. Sezondan oldukça umutlu ve yüksek verimle çıkan üreticiler, elde edilen ürünlerin kalitesinin hem yerel hem de uluslararası düzeyde dikkat çekici olduğunu belirtiyor. Eskişehir İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Yılmaz Aşçı, bu yılki hasadın sadece miktar olarak değil, kalite standartları açısından da yüz güldürücü olduğunu ifade ederek, kentin bal üretimindeki potansiyelinin yeniden tescillendiğini vurguladı.
Flora zenginliği dünya derecelerini getiriyor
Eskişehir'in sahip olduğu coğrafi çeşitlilik, balın kalitesini doğrudan etkileyen en önemli faktörlerin başında geliyor. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi akademisyenlerinin yürüttüğü bilimsel araştırmalara dikkat çeken Yılmaz Aşçı, kentin 2 binden fazla farklı bitki türüne ev sahipliği yaptığını hatırlattı. Bu bitki çeşitliliğinin İngiltere'nin toplam bitki varlığından bile daha zengin olduğunu belirten Aşçı, Sakarya Vadisi'nin 200 metrelik alçak rakımından başlayıp 1800 metrelik yüksek yaylalara kadar uzanan bu geniş yelpazenin, üretilen balın aromatik ve kimyasal kalitesini zirveye taşıdığını ifade etti. Bu doğal zenginlik sayesinde Eskişehir ballarının dünya çapındaki yarışmalarda sürekli olarak derecelerle ödüllendirildiğini ve rüştünü ispatladığını sözlerine ekledi.
Hurafe yöntemlere değil laboratuvar analizine güvenin
Balın gerçek olup olmadığını anlamak için tüketicilerin başvurduğu geleneksel yöntemlerin bilimsel bir dayanağı olmadığını belirten Birlik Başkanı, vatandaşları uyardı. Balı suda sallamak, yakmak veya uzatıp çekmek gibi uygulamaların tamamen hurafe olduğunu vurgulayan Aşçı, gerçek balın ancak laboratuvar ortamında gerçekleştirilen detaylı kimyasal, polen ve duyusal analizler sonucunda tescillenebileceğini belirtti. Merdiven altı üretimle ve arı görmemiş sahte ürünlerle mücadelenin kararlılıkla sürdüğünü ifade eden Aşçı, tüketicilere en güvenli yolun doğrudan arıcıdan alışveriş yapmak olduğunu hatırlattı. Arıcının önceliğinin her zaman güven olduğunu belirten Aşçı, bu güvenin ürünün kalitesini de koruduğunu ifade etti.
Üreticiyi korumak için belirlenen yeni fiyatlar
Arıcılık sektöründeki girdi maliyetlerinin yüksekliği, fiyatlandırma politikalarında da belirleyici rol oynuyor. Kovanın araziye yerleştirilmesinden hasat aşamasına kadar geçen sürecin büyük bir emek ve ciddi maliyetler gerektirdiğini belirten Yılmaz Aşçı, üreticinin ayakta kalabilmesi için tavsiye edilen satış fiyatlarını paylaştı. Buna göre süzme balın kilogram fiyatı 700 TL ile 1200 TL arasında değişirken, petek balın taban fiyatı ise 900 TL olarak belirlendi. Arıcının bugün desteklenmesi gerektiğini belirten Aşçı, aksi takdirde gelecekte çok daha yüksek bedeller ödemek zorunda kalınabileceği konusunda uyarıda bulunarak, yerli üreticinin korunmasının önemine dikkat çekti.