Asırlar öncesinden günümüze ulaşan sevgi, barış ve kardeşlik mesajlarıyla insanlığın ortak vicdanına seslenen Yunus Emre, Anadolu Üniversitesi'nin yürüttüğü özel bir yayıncılık projesiyle yeniden gündeme taşınıyor. Eskişehir'in dünyaya armağan ettiği bu büyük değerin düşünce dünyası, edebiyat mirası ve görsel sanatlardaki yansımaları, üniversite tarafından yayımlanan üç yeni ve nitelikli eserle bir kez daha taçlandırılıyor. Yunus Emre'nin arı duru Türkçesiyle inşa ettiği o eşsiz külliyat, bu yeni çalışmalar sayesinde hem akademik bir derinlik kazanıyor hem de modern okurun zihnine ve gönlüne daha kolay ulaşıyor.
Evrensel bir mirasın sorumluluğu
Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Yunus Emre'nin mirasının yaşadığı topraklarda bulunmanın getirdiği tarihsel sorumluluğun bilincinde olduklarını vurguluyor. Rektör Adıgüzel, üniversitenin bu misyonu nasıl içselleştirdiğini şu sözlerle ifade ediyor: Yunus Emre, sadece Eskişehir'in değil, tüm insanlığın ortak değeridir. Onun sevgi, barış ve gönül birliğini merkeze alan öğretisi, asırlardır olduğu gibi bugün de yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor. Bizler, bu büyük felsefeyi araştırmak, eserlerini titizlikle yayımlamak ve özellikle genç kuşaklara aktarmakla yükümlüyüz. Bu üç yeni eserin, Yunus Emre külliyatına çok değerli bir katkı sağlayacağına ve onun evrensel sesini daha geniş kitlelere ulaştıracağına yürekten inanıyorum. Yayın sürecinde emeği geçen tüm akademisyenlerimize ve sanatçılarımıza teşekkürlerimi sunuyorum.
Şiir mirasının akademik ve yalın rehberi
Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdulkadir Erkal tarafından hazırlanan Yûnus Emre - Dîvân, ozanın şiir mirasını kapsamlı bir bütünlük içinde sunan temel bir başvuru kaynağı olarak öne çıkıyor. Eser, Yunus Emre'nin hayatı, sanatı ve tasavvufi düşünce dünyasına dair yetkin bir çerçeve çizerken, Türkçenin düşünce dili olarak sahip olduğu o güçlü söyleyiş özelliklerini de gözler önüne seriyor. Öte yandan, yine Prof. Dr. Erkal'ın imzasını taşıyan Nefes - Yûnus Emre adlı çalışma, daha yalın bir dil arayan okurlar için özel bir seçki sunuyor. İnsan sevgisi ve kardeşlik temalarını merkeze alan bu eser, aynı zamanda 2025-2026 eğitim-öğretim yılında Anadolu Üniversitesi'nden mezun olan öğrencilere bir armağan olarak sunulmasıyla da dikkat çekiyor.
Görsel sanatla buluşan sözün gücü
Külliyatın görsel boyutunu zenginleştiren Gel Gör Beni Meşk Neyledi - Mustafa Eren’in Çizgisiyle, Yûnus Emre adlı çalışma ise şiir ile yazı sanatını estetik bir düzlemde birleştiriyor. Kaligrafi sanatçısı Öğr. Gör. Mustafa Eren'in özgün yazı tasarımlarıyla hayat bulan bu eser, Yunus Emre'nin sözlerini görsel bir şölene dönüştürüyor. Şiirin kaligrafi sanatının imkânlarıyla yeniden yorumlandığı bu çalışma, okura sadece metin üzerinden değil, görsel bir estetik üzerinden de Yunus Emre'nin dünyasına girme imkânı tanıyor. Anadolu Üniversitesi Yayınları, bu üç eserle birlikte hem kültür yayıncılığına kalıcı bir katkı sağlıyor hem de Yunus Emre'nin gönül dünyasını farklı disiplinlerin perspektifinden okurlara sunarak, onun çağları aşan sesini daha da gür bir şekilde duyurmayı başarıyor.