Gaziantep’teki Gümrük Hanı’nda küçük bir atölyesi bulunan Mehmet Başaran, 50 yıldır ahşaba hayat veriyor. Modern dünyanın seri üretim ürünlerine inat, 700 yıllık bir geleneği sürdüren usta, her bir parçayı kendi elleriyle işleyerek mesleğinin son temsilcisi olmanın gururunu yaşıyor.
Ahşabın ustalıkla işlenmesi
Başaran, takunyanın 1700’lü yıllardan beri var olan köklü bir sanat olduğunu vurguluyor. Osmanlı döneminde zenginliğin ve statünün bir simgesi olarak görülen bu el emeği ürünler, günümüzde hala cami ve hamamlarda tercih ediliyor. Çınar, dut, ceviz ve gürgen gibi ağaçları özenle seçen usta, kullanım alanına göre özel tasarımlar yapıyor.
Sağlık için doğal çözüm
Takunyalar sadece bir aksesuar değil, aynı zamanda ayak sağlığı için doğal bir destek sağlıyor. Başaran, ahşabın ayaktaki nemi emdiğini, bakteri oluşumunu engellediğini ve topuk dikenine iyi geldiğini belirtiyor. Teknolojinin hızına rağmen el işçiliğinden vazgeçmeyen usta, ürettiği ürünleri hem yerli hem de yabancı turistlere sunarak kadim bir kültürü geleceğe taşımaya devam ediyor.