Gaziantep, iklim değişikliğiyle mücadelede küresel bir vizyonun merkez üssü haline geldi. Hasan Kalyoncu Üniversitesi (HKÜ) Kongre ve Kültür Merkezi, Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen İklim Bilim Kadın 2035 Çalıştayı'na kapılarını açtı. COP31 süreciyle uyumlu bir şekilde kurgulanan bu önemli etkinlik, Türkiye'nin farklı üniversitelerinden gelen kadın akademisyenleri, rektörleri ve rektör yardımcılarını bir araya getirerek iklim krizine karşı ortak bir akıl oluşturmayı hedefledi. Program, İklim Bilimi, Araştırma ve Yenilik Alanlarında Kadın Liderliği Ulusal Akademik Stratejisi doğrultusunda, bilim dünyasının kadın temsilcilerinin çözüm süreçlerine daha aktif katılımını teşvik eden bir platform sundu.
Bilimsel Bilginin Uygulanabilir Çözümlere Dönüşümü
Çalıştayın açılışında konuşan HKÜ Rektörü Prof. Dr. Gül Rengin Küçükerdoğan, iklim krizinin su kaynaklarından tarımsal verimliliğe, halk sağlığından enerji yönetimine kadar hayatın her alanını derinden etkileyen çok boyutlu bir sorun olduğunu vurguladı. Küçükerdoğan, bu denli büyük bir tehdit karşısında bilimin rehberliğine duyulan ihtiyacın her zamankinden daha kritik olduğunu belirterek, sadece bilgi üretmenin yeterli olmadığını, farklı disiplinlerin bir araya getirilerek bu bilgilerin uygulanabilir ve somut çözümlere dönüştürülmesinin üniversitelerin temel sorumluluğu olduğunu ifade etti. Kadın akademisyenlerin iklim değişikliğiyle mücadeledeki rolünün vazgeçilmez olduğunu belirten Rektör, kadınların bilimsel araştırmalardan teknoloji geliştirmeye, proje üretiminden stratejik karar alma mekanizmalarına kadar her aşamada daha güçlü bir şekilde temsil edilmesinin, sürdürülebilir bir gelecek için şart olduğunu dile getirdi.
Kampüsler Yaşayan Laboratuvarlara Dönüşüyor
Etkinlikte söz alan HKÜ Sürdürülebilirlik Ofisi Koordinatörü Doç. Dr. Şafak Hengirmen Tercan, üniversitenin sürdürülebilirlik vizyonuna dair önemli açıklamalarda bulundu. HKÜ'nün kampüslerini sadece eğitim verilen alanlar olarak değil, aynı zamanda yaşayan laboratuvarlar olarak kurguladıklarını belirten Tercan, sürdürülebilirlik yolculuğunun üniversitenin kuruluşundan bu yana Mütevelli Heyeti ve Rektörlük makamının ortaya koyduğu kararlı vizyonla her geçen gün daha da güçlendiğini ifade etti. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Feray Yılmaz ise iklim değişikliğinin ertelenemez bir konu olduğunu hatırlatarak, yerel yönetimlerin bu süreçteki sorumluluklarına dikkat çekti. Çalıştaya katılan Çukurova Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zeynep Zaimoğlu ve İstasyon Gaziantep Koordinatörü Filiz Evran gibi isimler de iklim adaleti ve kadın liderliği konularında akademik perspektiflerini paylaştı.
Dört Tematik Alanda Stratejik Yol Haritası
Çalıştay kapsamında katılımcılar, iklim krizinin farklı boyutlarını ele alan dört ana tematik alanda eş zamanlı olarak yoğun bir mesai harcadı. Yaşamsal Kaynak Güvenliği ve İklim Dayanıklılığı başlığı altında su ve gıda güvenliği gibi kritik konular masaya yatırılırken, İklim Adaleti, Eşitlik ve Toplumsal Kırılganlık oturumunda iklim değişikliğinin toplumsal etkileri derinlemesine incelendi. Ayrıca Temiz Enerji, Yeşil ve Akıllı Teknolojiler ile Kadınların STEM, İnovasyon ve İklim Çözümlerindeki Liderliği başlıkları, geleceğin teknolojik altyapısını ve kadınların bu dönüşümdeki öncü rolünü belirlemek adına stratejik bir yol haritası oluşturdu. Bu kapsamlı çalışmalar, Türkiye'nin iklim değişikliğiyle mücadelesinde kadın akademisyenlerin öncülüğünde atılacak adımların temelini oluşturmayı hedefliyor.