Orta Doğu ve Körfez ülkelerine yönelik ihracat rotalarında yaşanan jeopolitik gerilimler, Türk sanayicisini ve ihracatçısını ciddi bir darboğazla karşı karşıya bıraktı. Özellikle İran, İsrail ve ABD ekseninde tırmanan çatışmaların deniz yolu güzergahlarını kapatması, lojistik operasyonlarını tamamen karayoluna kaydırdı. Ancak bu zorunlu yönelim, Türkiye-Suriye-Ürdün-Suudi Arabistan hattında devasa bir tıkanıklığı beraberinde getirdi. TİM Halı Sektör Kurulu Başkanı İskender Kaplan, mevcut durumun sadece halı sektörü için değil, tüm imalat kolları için sürdürülemez bir noktaya ulaştığını vurguladı.
Sınır Kapılarında Kilometrelerce Kuyruk
Türk tırlarının Suudi Arabistan üzerinden Katar, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Umman ve Yemen gibi kritik pazarlara ulaşmaya çalıştığını belirten Kaplan, yaşanan bürokratik engellerin ihracatı durma noktasına getirdiğini ifade etti. Suudi Arabistan makamlarının transit geçiş vizeleri konusunda çıkardığı zorluklar ve süreci aylara yayan yavaşlatma politikaları, sınır kapılarında kilometrelerce uzunlukta tır kuyruklarının oluşmasına neden oldu. Bu durum, fabrikalardaki üretim bantlarının yavaşlamasına ve depoların sevkiyat bekleyen ürünlerle dolup taşmasına yol açtı. İhracatçılar, alıcıların siparişlerini beklediği bir dönemde mallarını fabrikadan çıkaramamanın çaresizliğini yaşıyor.
Maliyetler 10 Bin Doları Aştı
Lojistik maliyetlerindeki fahiş artış, ihracatçının rekabet gücünü doğrudan tehdit eden bir diğer önemli unsur olarak öne çıkıyor. Normal şartlarda deniz yoluyla konteyner başına bin ila bin 500 dolar civarında olan taşıma maliyetleri, karayolu sevkiyatlarında 10 bin dolar seviyesini aşmış durumda. Zaten küresel piyasalardaki dalgalanmalarla mücadele eden üreticiler, bu haksız vize bürokrasisi ve artan taşıma giderleri nedeniyle uluslararası pazarlarda ciddi bir darbe alıyor. Kaplan, bu maliyet yükünün ihracatçının omuzlarında taşınamayacak kadar ağırlaştığını ve kar marjlarını tamamen erittiğini dile getirdi.
Diplomatik Müdahale Çağrısı
Krizin daha derin bir boyuta taşınmaması ve Körfez pazarındaki kalıcı ticari bağların zarar görmemesi için acil bir diplomatik aksiyon alınması gerektiğini belirten İskender Kaplan, Ticaret Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı'nı göreve çağırdı. Suudi yetkililerle masaya oturularak vize süreçlerinin hızlandırılması ve transit geçişlerin önündeki engellerin kaldırılması, Türk ihracatının geleceği açısından hayati önem taşıyor. Aksi takdirde, fabrikalarda yığılan ürünlerin üreticinin elinde kalması ve bölgedeki pazar payının kaybedilmesi kaçınılmaz bir sonuç olarak görülüyor. İhracat dünyası, bu tıkanıklığın bir an önce aşılması için Ankara'dan gelecek müjdeli haberleri bekliyor.