Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, bir dizi resmi temas ve açılış programına katılmak üzere Gaziantep'e gerçekleştirdiği ziyarette, iklim değişikliği ile mücadelede kadınların stratejik önemine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Kentteki bir otelde düzenlenen İklim Çevre Kadın 2030 Yöneten Kadın Liderler Forumu'nun açılışında konuşan Bakan Göktaş, Türkiye'nin bu alandaki vizyonunu ve kadınların çözüm sürecindeki merkezi konumunu detaylandırdı. Programa Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'ın eşi Nilden Bektaş Erhürman ile iş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarından çok sayıda temsilci katılım sağladı.

İklim değişikliği bir aile meselesidir
Bakan Göktaş, konuşmasına Manisa Soma'da yaşanan maden kazasında hayatını kaybeden işçiler için taziye dileklerini ileterek başladı. İklim krizinin sadece çevresel bir sorun olmadığını, doğrudan toplumsal adaleti ve aile yapısını etkileyen bir kalkınma meselesi olduğunu belirten Göktaş, kuraklık, sel ve aşırı sıcaklık gibi afetlerin ilk olarak hanelerin huzurunu, çocukların eğitimini ve yaşlıların bakımını tehdit ettiğini ifade etti. Kadınların değişen istihdam koşulları ve gelir kaybı gibi süreçlerden daha fazla etkilendiğini hatırlatan Bakan, bu nedenle iklim değişikliğiyle mücadelenin aynı zamanda bir aile meselesi olarak ele alınması gerektiğini vurguladı. Türkiye'nin bu yıl Antalya'da ev sahipliği yapacağı COP31 zirvesinin bir Uygulama COP'u olarak tanımlandığını belirten Göktaş, artık taahhütlerden ziyade somut icraatların zamanının geldiğini ve bu uygulamanın sahadaki en güçlü taşıyıcılarının kadınlar olacağını dile getirdi.

Kadınlar çözümün öznesidir
Kadınların iklim krizinin sadece mağduru değil, aynı zamanda çözümün ana öznesi olduğunu belirten Bakan Göktaş, kırsalda toprağı işleyen, şehirde enerji ve su kaynaklarını yöneten, afet anlarında ilk müdahaleyi gerçekleştiren kadınların güçlendirilmeden hiçbir iklim hedefinin gerçek anlamda hayata geçirilemeyeceğini ifade etti. Dünya genelinde kadınların iklim mücadelesindeki rolünün artık tartışılmadığını, aksine bu rolün nasıl daha etkin kılınacağının konuşulduğunu belirten Göktaş, Türkiye'nin ulusal katkı beyanlarında kadın-erkek eşitliğini temel bir ilke olarak benimsediğini hatırlattı. Yeşil dönüşümün, kadınların girişimciliği, bilgisi ve karar alma süreçlerindeki varlığıyla çok daha kalıcı ve etkili sonuçlar doğuracağına inandıklarını belirten Bakan, bu anlayışın Türkiye'nin iklim değişikliğiyle mücadele yolculuğunun temelini oluşturduğunu kaydetti.

Sıfır atık ile ekonomik güçlenme
Bakan Göktaş, Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı kapsamında çevre ve iklim değişikliğini temel politika alanlarından biri olarak belirlediklerini açıkladı. Kadınların sıfır atık, sürdürülebilir ekonomi ve çevre dostu üretim alanlarında önemli başarı hikayeleri yazdığını belirten Göktaş, TÜBİTAK iş birliğiyle temiz teknoloji alanında faaliyet gösteren kadın girişimcilere verilen desteklerin devam edeceğini belirtti. Kadınlarla Atıksız Sürdürülebilir Yaşam projesiyle, kadınların sıfır atık bilincini hanelerden yerel yaşama taşıyan öncü aktörler haline gelmelerini hedeflediklerini söyleyen Bakan, sıfır atığı kadınların ekonomik güçlenmesini destekleyen bir model olarak kurguladıklarını ifade etti. Bu kapsamda 81 ilin tamamında bir kadın sıfır atık elçisi belirlenerek, çevre bilincinin ülke genelinde kadın öncülüğünde yaygınlaştırılacağını sözlerine ekledi.


