Gaziantep'in İslahiye ilçesinde yaşayan 73 yaşındaki Sefer Ateşalioğlu, 6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan büyük deprem felaketinin ardından içine düştüğü sessizliği, sanatın iyileştirici gücüyle bozmayı başardı. Hürriyet Mahallesi'ndeki evinin önünde kurduğu küçük atölyede, doğanın ve şehrin sokaklarının terk ettiği parçaları yeniden anlamlandırıyor. Beş çocuk babası olan Ateşalioğlu, uzun yıllar ara verdiği ahşap işleme tutkusunu, yaşadığı büyük yıkımın ardından bir rehabilitasyon süreci olarak yeniden hayatının merkezine yerleştirdi.

Depremin gölgesinde başlayan yeni bir uğraş
Ateşalioğlu, deprem felaketinin ardından yaşadığı psikolojik süreci, kendi ifadesiyle iç dünyasına çekilerek geçirdiğini belirtiyor. Bu zorlu dönemde kendisini yeniden ayağa kaldıracak bir uğraş arayışına giren emekli sanatçı, internette karşılaştığı ahşap yakma tekniğinden etkilenerek kendi kendine öğrenme sürecini başlattı. Hiçbir profesyonel eğitim almadan, tamamen kendi gözlem ve deneme yanılma yöntemleriyle geliştirdiği bu teknik, onun için sadece bir hobi değil, aynı zamanda hayata tutunma biçimi haline geldi. Evinin caddesinde kurduğu atölye, bugün artık onun için bir üretim ve huzur alanı olarak hizmet veriyor.

Doğadan ve sokaklardan gelen ham maddeler
Sanatçının üretim süreci, çevresindeki atık malzemeleri keşfetmesiyle başlıyor. Ormanlık alanlardan, dağ yamaçlarından, inşaat sahalarından ve hatta sokaklardaki çöp konteynerlerinin yanından topladığı ağaç dalları, tahta parçaları ve plastik borular, onun elinde estetik objelere dönüşüyor. Ateşalioğlu, doğada kaybolmaya yüz tutmuş bu parçaları önce yakarak temizliyor, ardından zihninde tasarladığı formlara göre şekillendiriyor. Özellikle plastik boruları işleyerek tasarladığı süs lambaları, hem görsel bir şölen sunuyor hem de atık yönetimi konusunda farkındalık yaratıyor.

Geri dönüşümle gelen estetik dokunuşlar
Ahşap yüzeylere uyguladığı yakma tekniğiyle portreler işleyen Ateşalioğlu, bu çalışmalarıyla tabiatın sunduğu imkanları sanatsal bir boyuta taşıyor. Toprakta yüzyıllarca yok olmayan plastik atıkları geri dönüşüme kazandırmanın verdiği manevi tatminin, yaptığı işin en önemli parçası olduğunu vurguluyor. Sanatçı, her bir parçayı titizlikle işlerken, aslında kendi iç dünyasındaki kırgınlıkları da onarıyor. İslahiye'nin Hürriyet Mahallesi'nde başlayan bu küçük çaplı geri dönüşüm hareketi, bugün hem çevresine örnek oluyor hem de atıkların sanata dönüşebileceğini kanıtlıyor. Ateşalioğlu'nun bu özgün çalışmaları, depremin izlerini silmek isteyen bir insanın, doğayla kurduğu yeniden inşa sürecinin en somut kanıtı olarak dikkat çekiyor.

