Gaziantep'te yaşayan 52 yaşındaki Ayhan Demirkıran, beş yıl önce tamamen kişisel bir hobi olarak satın aldığı atla bambaşka bir dünyanın kapılarını araladı. Başlangıçta sadece boş zamanlarını değerlendirmek amacıyla at binmeye başlayan Demirkıran, bu tutkusunu kısa sürede aile hayatının merkezine yerleştirdi. Çocuklarının da doğayla ve hayvanlarla iç içe büyümesini arzulayan baba, kızı Hümeyra ile birlikte binicilik eğitimlerine katılarak bu süreci bir aile aktivitesine dönüştürdü. Zamanla at sayısını artıran ve bu alandaki teknik becerilerini geliştiren aile, Gaziantep'te geleneksel binicilik eğitimi konusunda önemli bir boşluk olduğunu fark ederek kendi merkezlerini kurmaya karar verdi. Bugün baba ve kız, kurdukları bu merkezde hem temel binicilik dersleri veriyor hem de atlı sporların inceliklerini yeni nesillere aktarıyor.

Korkudan tutkuya uzanan sıra dışı yolculuk
Daha önce hayvanlara karşı ciddi bir korku beslediğini itiraf eden 22 yaşındaki Hümeyra Demirkıran, bugün atlarla kurduğu sarsılmaz bağla çevresindekileri şaşırtıyor. Profesyonel olarak tekvando sporuyla ilgilenen Hümeyra, babasının ve ablasının atlara olan tutkusunu izlerken kendi içindeki cesareti keşfettiğini belirtiyor. İlk başlarda sadece bir hevesle başlayan bu süreç, zamanla onun için bir yaşam biçimine dönüştü. Atın üzerinde rüzgarı hissettiği ilk anlardan itibaren dizginleri bırakmak istemediğini ifade eden genç eğitmen, ata binmenin sadece fiziksel bir aktivite değil, aynı zamanda ruhunu dizginlemeyi ve sevme sanatını öğrenme süreci olduğunu vurguluyor. Hayvanlara karşı duyduğu eski korkusunun yerini derin bir güven duygusuna bıraktığını söyleyen Hümeyra, atın ayaklarının kendi ayakları, duygularının ise kendi duyguları haline geldiğini dile getiriyor.

Aile bağlarını güçlendiren atlı sporlar
Ayhan Demirkıran, kızıyla birlikte bu mesleği icra etmenin kendisine büyük bir gurur verdiğini ifade ediyor. Beş yıl önce amatör bir ruhla çıktıkları bu yolda, birçok kez düşüp yaralanmalarına rağmen pes etmediklerini belirten baba, atların insanlara sadakati, dostluğu ve huzuru öğrettiğini savunuyor. Ailece verdikleri eğitimlerde denge, otur-kalk gibi temel tekniklerin yanı sıra koşu çalışmaları da gerçekleştiriliyor. Kızının cesaretinin kendisi için en büyük motivasyon kaynağı olduğunu belirten Ayhan Demirkıran, atların insanı sakinleştirici etkisinin aile içi iletişimi de güçlendirdiğini ifade ediyor. Hümeyra'nın veteriner teknikerliği bölümünü tercih etmesiyle birlikte, bu tutku artık profesyonel bir kariyer hedefiyle de birleşmiş durumda.

Geleneksel binicilikte yeni bir soluk
Gaziantep'teki merkezlerinde öğrencilerine sadece at binmeyi değil, aynı zamanda hayvanlarla doğru iletişim kurmanın yollarını da öğreten baba-kız, bu alanda örnek bir model oluşturuyor. Hümeyra, atın üzerine çıktığında kendini her şeyi yapabilecek kadar güçlü hissettiğini, ancak attan indiğinde bu hissin yerini bambaşka bir huzura bıraktığını anlatıyor. Yaşadığı tüm olumsuzluklara ve zorluklara rağmen, atların kendisine sunduğu o eşsiz hissiyatın başka hiçbir şeyle kıyaslanamayacağını belirten genç eğitmen, tüm gönül bağıyla bu işe tutunmuş durumda. Baba Ayhan Demirkıran ise çevresindeki insanların küçük hayvanlardan bile korktuğunu gördükçe, kızının atlar gibi güçlü ve heybetli hayvanlarla kurduğu bu cesur ilişkinin ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha anladığını belirtiyor. Aile, atlarla geçirdikleri her anın kendilerine yeni bir şeyler öğrettiğini ve bu serüvenin ömür boyu süreceğini ifade ediyor.




