Her yıl 6 Ekim tarihinde dünya genelinde dikkat çekilen Serebral Palsi Günü, bu karmaşık durumla yaşayan çocukların yaşam kalitesini artırmak adına atılması gereken adımları bir kez daha gündeme taşıyor. Medical Point Gaziantep Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Mahmut Bilir, serebral palsinin sadece bir hareket kısıtlılığı olarak görülmemesi gerektiğini, sürecin çok daha geniş bir perspektifle ele alınması gerektiğini vurguluyor. Özellikle büyüme çağındaki çocuklarda kas tonusundaki dengesizliklerin, zamanla kemik ve eklem yapısında kalıcı hasarlara yol açabileceği konusunda aileleri uyaran uzmanlar, düzenli ortopedik kontrollerin bu noktada en güçlü koruyucu kalkan olduğunu ifade ediyor.
Büyüme sürecinde ortopedik takip neden hayati?
Serebral palsi, beyin gelişiminin henüz tamamlanmadığı erken dönemlerde meydana gelen hasarlar sonucunda ortaya çıkan ve bireyin duruşu ile hareket kabiliyetini doğrudan etkileyen bir durumdur. Op. Dr. Mahmut Bilir, bu durumun sadece bir anlık bir kısıtlılık olmadığını, çocuğun büyüme süreci boyunca dinamik bir şekilde takip edilmesi gereken bir süreç olduğunu belirtiyor. Kaslar arasındaki dengesizliklerin zamanla tendon kısalmalarına, kalça eklemi sorunlarına ve ciddi yürüme bozukluklarına zemin hazırladığını ifade eden Bilir, bu tür komplikasyonların önüne geçmek için düzenli klinik değerlendirmenin şart olduğunu dile getiriyor.
Kişiye özel tedavi stratejileri ile hareket kapasitesini korumak
Her serebral palsili çocuğun etkilenme düzeyinin ve ihtiyaçlarının birbirinden farklı olduğunu hatırlatan Op. Dr. Mahmut Bilir, tedavi planlamasının tamamen kişiye özel yapılması gerektiğinin altını çiziyor. Fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamalarının yanı sıra, ortez kullanımı ve özel egzersiz programlarının tedavi sürecinin temel taşlarını oluşturduğunu belirten Bilir, cerrahi müdahalelerin ise gerekli görülen durumlarda bir seçenek olarak değerlendirildiğini ifade ediyor. Buradaki temel hedefin, çocuğun mevcut hareket kapasitesini korumak, mümkün olan en üst seviyeye taşımak ve ilerleyen yaşlarda oluşabilecek deformiteleri henüz başlangıç aşamasındayken engellemek olduğunu vurguluyor.
Ailelerin gözlem gücü tedavinin başarısını belirliyor
Ailelerin çocuklarının günlük hareketlerini yakından takip etmelerinin, erken teşhis noktasında en kritik faktörlerden biri olduğunu belirten Op. Dr. Mahmut Bilir, ebeveynlere önemli tavsiyelerde bulunuyor. Çocuğun yürüyüşünde meydana gelen ani değişiklikler, bacaklarda gözlemlenen içe veya dışa dönüklükler, eklem hareketlerinde hissedilen kısıtlılıklar veya hareket sırasında yaşanan ağrılar asla ihmal edilmemelidir. Bu tür belirtilerin, ileride daha karmaşık ve cerrahi müdahale gerektiren sorunlara dönüşebileceğini belirten Bilir, erken dönemde yapılan bir ortopedik değerlendirmenin, çocuğun gelecekteki bağımsızlığı ve yaşam kalitesi üzerinde belirleyici bir rol oynadığını ifade ediyor. Farklı branşların iş birliğiyle yürütülen multidisipliner bir yaklaşımın, serebral palsili çocukların toplumsal hayata daha güçlü katılmalarını desteklediğini sözlerine ekliyor.