Giresun'un Alucra ilçesi sınırları içerisinde yer alan ve yıllardır gizemini koruyan Tepesi Delik Obruğu, geçtiğimiz günlerde düzenlenen anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. 3-4 Ekim Dünya Yürüyüş Günü vesilesiyle bir araya gelen 80 kişilik doğasever grubu, hem sağlıklı yaşama dikkat çekmek hem de bölgenin saklı kalmış doğal güzelliklerini yerinde incelemek amacıyla yola çıktı. İl Sağlık Müdürlüğü ve Giresun Doğa Sporları Kulübü (GİDOSK) iş birliğinde organize edilen bu özel yürüyüş, Çalgan köyü civarından başlayarak Boyluca köyüne uzanan 12 kilometrelik zorlu ama bir o kadar da büyüleyici bir rotayı kapsadı. Katılımcıların en çok merak ettiği ve heyecan duyduğu nokta ise şüphesiz, efsanelere konu olan ve yer altı göletiyle dikkat çeken Tepesi Delik Obruğu oldu.

Bilinmezliklerle dolu yeraltı dünyası
Obruğun içine adım atmak isteyen 40 kişilik ekip, dağcıların sağladığı güvenlik desteği ve teknik ekipmanlar eşliğinde aşağıya doğru kontrollü bir iniş gerçekleştirdi. İlk kez bir obruğun derinliklerine inme deneyimi yaşayan katılımcılar, karşılaştıkları yer altı göletinin sunduğu görsel şölen karşısında hayranlıklarını gizleyemedi. Etkinliğe katılan doğaseverlerden Rüşan Topallı, yaşadığı heyecanı şu sözlerle dile getirdi: Köy yollarından geçerek ulaştığımız bu noktada, teknik ekipmanlar yardımıyla zorlu bir iniş ve çıkış gerçekleştirdik. Daha önce başka obruklar görmüş olsam da, bir tanesinin içine bizzat girmek bambaşka bir histi. Başarabileceğimizden emin olamasak da kazasız belasız bu deneyimi tamamlamış olmak harika bir duygu.

Evliya Çelebi'nin notlarında yer alan gizem
Obruğun oluşumuna dair bölge halkı ve ziyaretçiler arasında pek çok farklı teori dolaşıyor. Bazıları gök taşı düşmesi sonucu meydana geldiğini iddia ederken, bazıları ise dağın iç kısmının boşalmasıyla oluşan devasa bir çöküntü olduğunu savunuyor. Öğretmen Aydın Bodur, bu doğa harikasının henüz tam anlamıyla keşfedilmediğine dikkat çekerek şunları söyledi: Buranın nasıl oluştuğunu kesin olarak bilen yok. Dağın altında, henüz üzerinde bilimsel bir çalışma yapılmamış devasa bir boşluk ve birbirine bağlanan geçitler olduğu biliniyor. Hatta bazıları 1,5 kilometre kadar ilerleyip çıkışı bulamadıklarını anlatıyor. Evliya Çelebi'nin seyahatnamesinde de adı geçen bu yerin turizme kazandırılması için daha fazla çaba gösterilmesi gerekiyor.

Turizm için yeni bir rota
GİDOSK Başkanı Ahmet Kılıç, obruğun sadece bir doğa harikası değil, aynı zamanda spor ve turizm açısından da büyük bir potansiyel taşıdığını vurguladı. Şehrin böyle nadir bir coğrafi oluşuma sahip olmasının büyük bir şans olduğunu belirten Kılıç, bölgenin korunarak turizme kazandırılması gerektiğinin altını çizdi. Kılıç, sözlerini şöyle sürdürdü: Ekibimizle birlikte gerçekleştirdiğimiz bu faaliyet, şehrimizin değerlerini tanıtmak adına çok kıymetliydi. Burası sadece yürüyüş rotası değil, aynı zamanda doğa sporcuları için tatbikat alanı olabilecek nitelikte. İl dışından gelecek doğaseverleri de burada ağırlamayı hedefliyoruz. Bu nadir oluşumu koruyarak, turizm faaliyetleri için sürdürülebilir bir model oluşturmak en büyük önceliğimiz olmalı. Etkinlik, katılımcıların bölgenin doğal dokusuna hayran kalması ve bu tür keşiflerin devam etmesi temennisiyle sona erdi.




