Gümüşhane doğumlu 69 yaşındaki Fikret Bozkır, profesyonel iş hayatının getirdiği yoğun tempoyu geride bıraktıktan sonra çocukluk yıllarından beri içinde taşıdığı resim tutkusunu profesyonel bir seviyeye taşıdı. Uzun yıllar özel bir bankada görev yaptıktan sonra şubenin kapanmasıyla İstanbul'a taşınan Bozkır, emeklilik dönemini sanatla taçlandırmayı seçti. Bugün ise ortaya koyduğu eserlerle sadece kendi yeteneğini sergilemekle kalmıyor, aynı zamanda sanatın birleştirici gücünü genç kuşaklara aktararak toplumsal bir katkı sağlıyor.
Ustaların izinde gelişen bir sanat serüveni
İstanbul'da yaşadığı dönemlerde alanında uzman isimlerle çalışma fırsatı bulan Bozkır, özellikle portre sanatına odaklanarak teknik bilgisini derinleştirdi. Yağlı boya çalışmalarında Senan Eynullayev'in, kuru fırça tekniğinde ise İsmet Çabuk'un rehberliğinde ilerleyen sanatçı, ustalarından aldığı eğitimleri kendi gözlemleriyle harmanladı. Emeklilik öncesinde iş hayatının kısıtlı zaman dilimlerinde resme yeterince vakit ayıramadığını belirten Bozkır, emekli olduktan sonra bu sanata adeta yeniden doğduğunu ifade ediyor. Gümüşhane'ye döndüğünde belediye başkanlarından bürokratlara, esnaftan vatandaşlara kadar pek çok kişinin portresini çizerek kent hafızasında da yer edindi.
Kafelerde başlayan cesur portre yolculuğu
Sanatını icra ederken kendine ait bir atölyesinin bulunmadığı dönemlerde dahi pes etmeyen Bozkır, çalışmalarını halka açık alanlarda, kafelerde sürdürerek dikkatleri üzerine çekti. Özellikle kuru fırça tekniğinin yüksek düzeyde deneyim ve cesaret gerektirdiğini vurgulayan sanatçı, sokağa çıkıp canlı portreler yapmanın her ressamın harcı olmadığını belirtiyor. Bu zorlu tekniği başarıyla uygulayan Bozkır, gelen siparişleri titizlikle hazırlarken sanatın her ortamda var olabileceğini kanıtlıyor. Onun için resim yapmak, sadece bir tuval üzerine boya sürmek değil, aynı zamanda insanlarla kurulan samimi bir bağın ifadesi haline geliyor.
Bilgiyi karşılıksız paylaşmanın huzuru
Fikret Bozkır'ın sanat yaşamındaki en anlamlı duruşu ise öğrendiklerini gençlerle paylaşma biçiminde gizli. Ustalarından aldığı, öğrendiklerini öğretirken kimseden ücret talep etmemesi gerektiğine dair öğüdü bir yaşam felsefesi haline getiren Bozkır, bugün Gümüşhane'de üniversite öğrencileri dahil olmak üzere birçok gence ücretsiz resim dersleri veriyor. Para beklentisi olmadan sadece gençlerin öğrenme azmiyle mutlu olan sanatçı, bu geleneği sürdürmenin manevi huzurunu yaşıyor. Gelecek planları arasında ise Gümüşhane'nin tarihî dokusunu yağlı boya tablolarla ölümsüzleştirmek ve bu kadim şehrin kültürel mirasını gelecek nesillere görsel bir dille aktarmak yer alıyor.