Mahkeme kararıyla CHP yönetimine atanan Kemal Kılıçdaroğlu, parti içindeki muhalefete ve dış politika eleştirilerine yanıt vererek, Cumhuriyet Halk Partisi'nin bağımsız bir irade olduğunu vurguladı.
CHP'de yaşanan hukuki süreçlerin ardından göreve getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, parti içi yönetim tartışmaları ve ülkenin dış politika vizyonuna dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Binlerce imza talebine rağmen kurultay çağrılarına kapılarını kapatan Kılıçdaroğlu, sert bir dille eleştirdiği parti içi muhalefete ve küresel odaklara karşı meydan okudu.
Siyasetin bir şov alanı olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, "Dış politika, iç siyasette oy devşirmek için tribünlere oynanacak bir alan değil; bu kadim devletin saygınlık makamıdır" ifadelerini kullandı.
Koltuk sevdası ve küresel projeler
Parti içindeki delege tartışmalarına da değinen Kılıçdaroğlu, CHP'nin kimsenin oyun alanı olmadığını savundu. Kılıçdaroğlu, "Biz, koltuk hırsıyla sermayeye ve sömürüye dayalı küresel projelerin eş başkanlığını yapanlardan değiliz. Cumhuriyet Halk Partisi, masalarda delege pazarlığı yapanların değil, Türk milletinin bağımsızlık iradesidir" dedi.
Tarihsel veballer ve millici duruş
Suni gündemlerle kendisini tartmaya çalışanlara tepki gösteren Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bizi salon siyasetiyle ölçmeye kalkanlar, önce kendi sırtlarındaki tarihsel veballerin hesabını vermelidir. Biz, bu ülkenin tek bir neferinin burnu kanamasın diye 'Önce Türkiye' diyen millici ve kamucu duruşun temsilcileriyiz."
Altaylar'dan Tuna'ya mesaj
Açıklamasında geniş bir coğrafyaya atıfta bulunan Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin dış politikadaki kararlılığını şu sözlerle özetledi: "Orta Doğu'dan Kafkaslar'a, Asya'dan Avrupa'ya ve Altaylar'dan Tuna'ya uzanan sözümüz, başkalarının icazetiyle değil, milletimizin öz gücüyle söylenir. Şehitlerimizin kanıyla sulanan hiçbir coğrafyada Türkiye'yi sıkıştırmaya kimsenin gücü yetmez. Mevcut enkazı kaldıracak, devlete liyakati ve yerli duruşu yeniden hakim kılacağız."