Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 5'inci Türkiye Denizcilik Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin son 23 yılda attığı stratejik adımlarla dünya denizciliğinde oyun kurucu bir aktöre dönüştüğünü vurguladı.
Tersane İstanbul’da düzenlenen 5’inci Türkiye Denizcilik Zirvesi, sektörün önde gelen isimlerini bir araya getirdi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın ev sahipliğinde gerçekleşen ödül töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin denizcilik vizyonunu ve küresel ekonomideki kritik rolünü değerlendirdi.
Stratejik hamlelerle gelen küresel güç
Yılmaz, 2002 yılından bu yana denizcilik sektörünü bir devlet politikası olarak ele aldıklarını belirterek, "Altyapımızı güçlendirerek bugün gurur duyduğumuz bir noktaya ulaştık. Türk sahipli denizcilik filomuz, 2002'de 17'nci sıradayken bugün 11'inci sıraya yükseldi. Ambarlı, Kocaeli, Tekirdağ, Mersin ve Aliağa limanlarımız, dünyanın en işlek 100 limanı arasına girerek lojistik gücümüzü tescilledi" ifadelerini kullandı.
Yat turizminden gemi inşasına rekor büyüme
Türkiye’nin sadece ticari taşımacılıkta değil, turizm ve üretimde de zirveye oynadığını belirten Yılmaz, şu verileri paylaştı: "Yat limanı sayımızı 65’e, bağlama kapasitemizi 26 bine çıkardık. Gemi inşa sanayimiz dünya genelinde sipariş bazında 7’nci, tonajda 10’uncu sırada yer alıyor. Mega yat üretiminde ise dünyada ikinciliğe yerleşerek büyük bir başarıya imza attık. Ayrıca gemi geri dönüşüm alanında Avrupa’nın lideri, dünyanın ise 3’üncü büyük ülkesiyiz."
Sektöre milyarlarca liralık destek
Denizcilik sektörüne yönelik teşviklerin kararlılıkla devam ettiğini vurgulayan Yılmaz, 2004 yılından bu yana sağlanan ÖTV’siz yakıt desteğinin toplam 21,8 milyar liraya ulaştığını açıkladı. Yılmaz, "Sadece 2025 yılında sektöre 5,3 milyar liralık kaynak aktardık. Uluslararası alanda ise 51 ülke ile 65 denizcilik anlaşması imzalayarak iş birliği ağımızı genişlettik" dedi.
Küresel krizlerde Türkiye’nin diplomatik rolü
Deniz ulaşımının küresel ekonominin can damarı olduğunu hatırlatan Yılmaz, Basra Körfezi'ndeki kriz sürecinde Türkiye'nin yürüttüğü diplomatik çabalara dikkat çekti. Seyrüsefer serbestisinin önemine vurgu yapan Yılmaz, "Türkiye olarak her zaman seyrüsefer serbestisini savunduk. Yaşanan krizler, alternatif güzergahların ve bağlantısallığın ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gösterdi. Biz, kalıcı barış için diplomatik gayretlerimizi sürdürmeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
Türkiye Yüzyılı vizyonuyla yeni hedefler
Konuşmasının sonunda Türkiye Yüzyılı vizyonuna değinen Yılmaz, "Doğu Akdeniz, Karadeniz ve Ege’deki hak ve menfaatlerimizi korurken, limanlarımız ve tersanelerimizle küresel ölçekte söz sahibi olmaya devam edeceğiz. Kamu ve özel sektörün uyumlu iş birliği, önümüzdeki dönemde bizi çok daha ileri noktalara taşıyacak" diyerek sözlerini noktaladı.