Denizolgun'un doktoru olduğu iddia edilen Nurettin Demirkol, soruşturma kapsamında "yalan tanıklık" suçundan gözaltına alınmasının ardından sevk edildiği Sulh Ceza Hakimliği tarafınca tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Polis ihbarı ile savcılık ifadesi çelişti
Mahkemeye sevk yazısında yer alan bilgilere göre; şüpheli Nurettin Demirkol 26 Ağustos'ta savcılığa verdiği tanık ifadesinde merhumun doktoru olmadığını, ölümü şüpheli görmediğini ve emniyete yapılan ihbarın kim tarafından yapıldığını bilmediğini beyan etti. Ancak Beykoz Riva Polis Merkezi Amirliği’nin ihbar çözüm tutanakları incelendiğinde; ihbarı bizzat Demirkol’un yaptığı, kendisini "aile doktoru" olarak tanıttığı ve ölümün şüpheli olduğunu beyan ettiği ortaya çıktı. HTS kayıtları ve diğer tanık beyanlarıyla çelişen ifadeleri sorulduğunda ise şüphelinin "hatırlamıyorum" şeklinde soyut yanıtlar verdiği belirtildi.

Fethi kabir kararı sonrası "kasten öldürme" soruşturması
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, ağustos ayında Denizolgun’un mezarının açılmasına (fethi kabir) karar vermiş ve Adli Tıp Kurumu uzmanları nezaretinde alınan doku örnekleri 1. İhtisas Kurulu’na gönderilmişti. Ön inceleme raporlarında "şüpheli ölüm" tespitinin yapılması üzerine savcılık, aralarında Alihan Kuriş'in de yer aldığı şüpheliler hakkında "kasten öldürme" suçlamasıyla soruşturmayı derinleştirmişti. Nurettin Demirkol'un çelişkili beyanları nedeniyle tutuklanması, soruşturmadaki gizemli noktaların aydınlatılması açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor