Türk edebiyatının en önemli kalemlerinden Necip Fazıl Kısakürek, 1937 yılında kaleme aldığı Bir Adam Yaratmak eseriyle bugün beyazperdeye taşınıyor. Yönetmen koltuğunda Murat Çeri’nin oturduğu yapım, yıllardır tiyatro sahnelerinin tozunu yutan hikayeyi sinematografik bir dille yeniden yorumluyor.
Tiyatrodan sinemaya zorlu yolculuk
Eser, ünlü yazar Hüsrev’in kendi yazdığı oyunun gerçek hayatla kesişmesi sonucu yaşadığı vicdani ve ruhsal çöküşü anlatıyor. Yönetmen Murat Çeri, filmi aksiyondan ziyade felsefi bir arayış olarak tanımlıyor. Zihni bir yolculuğa çıkmak isteyenlerin bu yapımı kaçırmaması gerektiğini vurgulayan Çeri, 90 yıllık metnin zamansızlığını beyazperdeye yansıtmayı amaçlıyor.
İnsan doğasının değişmeyen yüzü
Yapım tasarımını üstlenen Nihat Sönmez, senaryoyu okuduğunda yaşadığı şaşkınlığı dile getiriyor. Hüsrev karakterinin yalnızlığı ve çevresindekilerin onu anlamak yerine kendi çıkarlarını düşünmesi, filmin merkezindeki en çarpıcı çatışmalardan biri. 120 kişilik bir ekibin yoğun emeğiyle hazırlanan bu arşivlik çalışma, insanın asırlarca değişmeyen nefis mücadelesine de ayna tutuyor.
Eserin sinemaya uyarlanması, tiyatro metinlerinin modern izleyiciyle tekrar buluşması açısından önemli bir adım. Peki, 90 yıllık bir psikolojik dram bugünün hız dünyasında karşılığını bulacak mı? Bu sorunun cevabı, vizyona giren filmi izlemeye gidecek sinemaseverlerin yorumlarıyla netleşecek.