Dijital dünyanın karanlık yüzü: Sosyal medya üzerinden çocukları tetikçi yaptılar
Casperlar ve Çirkinler çetesine yönelik hazırlanan iddianame, suç örgütlerinin 15-25 yaş arası gençleri nasıl birer piyon olarak kullandığını ve onları lüks yaşam vaatleriyle nasıl tuzağa düşürdüğünü gözler önüne serdi.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve Türkiye genelinde 21 ili kapsayan geniş çaplı soruşturma, organize suç örgütlerinin yeni nesil yöntemlerini deşifre etti. Casperlar ve Çirkinler olarak bilinen yapıların, özellikle ekonomik ve ailevi sorunlar yaşayan gençleri hedef aldığı belirlendi.
Lüks hayatın sahte ışıltısı
Örgüt yöneticileri, gençleri cezbetmek için sosyal medyayı bir silah gibi kullandı. TikTok ve Instagram üzerinden paylaşılan lüks otomobil, motosiklet ve para dolu videolarla "hızlı ve zengin" bir yaşamın hayali satıldı. Gençlere "kardeşimizsin" veya "yeğenimizsin" gibi aidiyet hissi uyandıran hitaplarla yaklaşan çete üyeleri, onları suç dünyasının içine çekmekte zorlanmadı.
İddianameye göre, çocuklara eylem başına 10 bin ile 250 bin TL arasında değişen astronomik rakamlar teklif edildi. Ancak bu paraların büyük bir kısmının hiçbir zaman ödenmediği, gençlerin sadece birer araç olarak kullanıldığı tespit edildi.
Mahallede başlayan tehlikeli süreç
Suç ağının ilk halkası, mahalledeki örgüt üyeleri aracılığıyla kuruldu. İlk aşamada yemek ısmarlama, cep harçlığı verme ve sosyal etkinliklere davet etme gibi masum görünen yöntemlerle güven kazanan çete, zamanla çocukları tamamen kendi kontrolleri altına aldı. Mafya temalı dizi ve videolardan esinlenen içeriklerle örgüt liderlerini birer "rol model" haline getiren yapılar, yalnızlaşan gençleri kolayca suç şebekesinin bir parçası haline getirdi.
Tehdit ve korku imparatorluğu
Örgütten ayrılmak isteyen gençler ise büyük bir baskıyla karşılaştı. Görüntülü aramalar üzerinden aileleri hedef alınarak tehdit edilen çocukların, suç dünyasından çıkış yolları kapatıldı. Kendi aralarında "emanet", "demir" ve "çakmak" gibi kod isimler kullanan örgüt üyelerinin, eylemleri hücre tipi bir yapılanmayla gerçekleştirdiği; ateş eden, gözcülük yapan ve kaçışı organize eden kişilerin tek bir merkezden yönetildiği iddianamede detaylandırıldı.