Bahtınur Ezgeç'in hayatı 2015'te ikiye bölündü. Erzurum'da doktorlar ona bipolar bozukluk teşhisi koydu. O gün bugündür hastalıkla mücadelesinde en büyük sığınağı sanat oldu. Hiçbir ustadan ders almadı, kendi kendini geliştirdi. Evinin bir köşesini atölyeye çevirdi. Atık malzemeleri topluyor, onlara ikinci bir hayat veriyor. Ortaya çıkan oyuncaklar ve süs eşyaları önce kendi ruhuna, sonra başka çocukların yüzüne dokunuyor.
Depremin ardından hedefi değişti
Ezgeç, 6 Şubat depremlerinden sonra bölgedeki çocukların acısını içinde hissetti. Anne ya da babasını kaybeden çocuklar için bir şey yapmak istedi. Bu yüzden yeni bir sergi hazırlığına girdi. Sergiden elde edeceği gelirle depremzede yetim ve öksüz çocuklara oyuncak almayı planlıyor. İmkânı olursa maddi destek de sağlayacak.
"Yılmadım, usanmadım, başardım"
Ezgeç, aynı hastalıkla mücadele edenlere de sesleniyor. Umudun önemine vurgu yapıyor. Kendi hikâyesini anlatırken "Bırakmayın, sabredin" diyor. Erzurum'da 6 sergi açtığını, LÖSEV'e gönüllü olduğunu ve her sergiden sonra çocuklara oyuncak bağışladığını anlatıyor. Şimdi aynı azimle Hatay'da çocukların yaralarını sarmaya hazırlanıyor.