Hatay'ın Defne ilçesinde yaşayan ve uzun yıllar Suudi Arabistan'da tır tamirciliği yaparak birikimlerini memleketine yatırmaya karar veren Münir Çalıcı, yaşadığı acı deprem tecrübesinin ardından inşaat güvenliği konusunda hiçbir riski göz ardı etmedi. Koçören Mahallesi'ndeki arsasına iki iş yeri inşa ettirmek için harekete geçen Çalıcı, bölgede faaliyet gösteren bir beton santrali ile anlaşma sağladı. Sözleşme gereği C30 kalitesinde beton dökülmesi konusunda mutabık kalan ve ödemesini buna göre yapan Çalıcı, faturasını da bu standart üzerinden teslim aldı. Ancak inşaatın döküm aşamasında yaşananlar, basit bir ticari anlaşmazlığın çok ötesinde bir skandalı gün yüzüne çıkardı.
Gece yarısı operasyonu ve şüpheli numuneler
İnşaatın döküm günü sabah saatlerinde betonun dökülmesini bizzat takip eden Münir Çalıcı, işini şansa bırakmamak adına özel bir laboratuvar ile anlaştı. Her araçtan üçer adet numune aldırarak süreci kayıt altına alan Çalıcı, numuneleri inşaat sahasında güvenli bir noktaya bıraktı. Ancak gece saat 22.00 sularında yaşananlar, Çalıcı'nın içine büyük bir şüphe düşürdü. İddiaya göre, beton firması yetkilileri gece yarısı inşaat alanına gelerek, daha önce alınan numuneleri değiştirip yerlerine yenilerini bıraktı. Durumu fark eden ve saat 23.00 civarında kendisine getirilen yeni numuneleri kabul etmeyen Çalıcı, firmadan gelen yetkililerle gece saat 02.00'ye kadar süren gergin bir görüşme gerçekleştirdi. Firma temsilcilerinin kendisini ikna etme çabalarına rağmen geri adım atmayan Çalıcı, inşaatı durdurarak 28 günlük yasal süreci beklemeye karar verdi.
Karot testleri gerçeği gözler önüne serdi
Bekleme süresinin ardından, betonun gerçek dayanıklılığını ölçmek için karot numuneleri aldırmaya karar veren Münir Çalıcı, bu süreci de başından sonuna kadar video kaydına aldı. Altı adet karot numunesinin alındığı bu kritik aşamada, betonun laboratuvar sonuçları şüpheleri haklı çıkardı. Başlangıçta C30 olduğu iddia edilen betonun, aslında C20 kalitesinde olduğu ortaya çıktı. Firma yetkilileriyle tekrar iletişime geçen Çalıcı, aldığı yanıt karşısında şaşkınlığını gizleyemedi. Kendisine betonun telafi edilebileceği ancak demir maliyetlerinin karşılanmayacağı yönünde teklifler sunulduğunu belirten Çalıcı, meselenin maddi boyuttan ziyade insan hayatı olduğunu vurguladı.
Deprem gerçeğiyle inşaat güvenliği uyarısı
Yaşadığı bu süreçten sonra durumu yargıya taşıyan Münir Çalıcı, adaletin yerini bulması için süreci yakından takip ediyor. Deprem felaketini bizzat yaşamış bir birey olarak, inşaat sektöründeki bu tür ihmallerin kabul edilemez olduğunu belirten Çalıcı, vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Beton firmalarına körü körüne güvenilmemesi gerektiğini ifade eden Çalıcı, herkesin kendi numunesini bağımsız laboratuvarlarda tahlil ettirmesi ve inşaatın her aşamasında bizzat bulunması gerektiğini söyledi. Aksi takdirde, standartlara uygun olmayan yapılarla gelecekte daha büyük felaketlere davetiye çıkarılacağını belirten Çalıcı, yargıdan çıkacak kararı bekliyor. Şu an için inşaat sahasında yeniden resmi karot alımı yapılması beklenirken, Çalıcı'nın mücadelesi bölgedeki inşaat güvenliği standartlarının sorgulanmasına neden oldu.