Hatay, binlerce yıllık medeniyetlere ev sahipliği yapmanın mirasını bugün hala topraklarında taşımaya devam ediyor. Antakya’da 2010 yılında bir otel inşaatı esnasında tesadüfen gün yüzüne çıkan 1050 metrekarelik devasa taban mozaiği, bugün şehrin en değerli hazineleri arasında gösteriliyor. Geçtiğimiz yıl yaşanan büyük depremleri dahi tek bir çatlak almadan atlatan bu eşsiz eser, bölgenin tarihine ışık tutuyor.
GEÇMİŞİN İZLERİ GÜNÜMÜZE ULAŞIYOR
Mozaiğin yüzeyindeki hafif dalgalanmalar aslında yeni bir durum değil. Uzmanlar, bu izlerin binlerce yıl önce yaşanan şiddetli sarsıntılardan kaldığını belirtiyor. Hatay Valisi Mustafa Masatlı, 6 Şubat depremlerinin bu kadim esere hiçbir zarar vermediğini vurguluyor. Müze, tadilat sürecinin ardından Haziran 2024’te yeniden kapılarını açarak ziyaretçilerini ağırlamaya başladı.
TURİZM İÇİN YENİ BİR DURAK
Antakya’daki bu müze, sadece mozaiğiyle değil, Helenistik ve Roma dönemlerinden kalan 340 farklı eseriyle de dikkat çekiyor. Vali Masatlı, dünyanın en büyük mozaik müzelerinden birine sahip olduklarını belirterek tarih meraklılarını şehre davet ediyor. Hem bu görkemli eseri yakından incelemek hem de Hatay’ın meşhur misafirperverliğini deneyimlemek isteyenler için müze haftanın her günü ziyarete açık. Peki, siz bu tarihi mirası kendi gözlerinizle görmek için bir Hatay planı yapmaya ne dersiniz?