Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından adeta bir harabeye dönen ve yaklaşık 25 bin insanın hayatını kaybettiği Hatay'da, yaralar sarılmaya devam ediyor. Felaketin en ağır izlerini taşıyan bölgelerden biri olan Antakya ilçesindeki Emek Mahallesi, bugün bambaşka bir çehreyle karşımıza çıkıyor. Deprem sonrasında enkazların kaldırılmasıyla birlikte uçsuz bucaksız bir boş araziyi andıran mahalle, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülen kapsamlı ihya ve inşa projeleri sayesinde yeniden ayağa kaldırıldı. Geçmişte daha çok gecekonduların yoğunlukta olduğu bu bölge, artık estetik mimarisi ve depreme karşı güçlendirilmiş yapılarıyla dikkat çeken modern bir yaşam merkezine dönüştü.
Harabelerden yükselen yeni bir yaşam
Mahalledeki değişimi en yakından gözlemleyen isimlerden biri olan Emek Mahallesi Muhtarı Celal Sarı, bölgenin geçirdiği dönüşümü hayretle karşıladıklarını belirtiyor. Sarı, depremin hemen ardından mahallenin dümdüz bir arazi haline geldiğini ve o günlerde bu denli hızlı bir toparlanmanın hayal gibi göründüğünü ifade ediyor. Ancak bugün gelinen noktada, inşaat firmalarının yoğun çalışmalarıyla birlikte konutların tamamlandığını ve vatandaşların evlerine yerleşmeye başladığını vurguluyor. Antakya'nın küllerinden yeniden doğduğuna dikkat çeken Muhtar Sarı, eskiden yıkık dökük bir harabe görüntüsüne sahip olan bölgenin, bugün şahane ve görkemli bir görünüme kavuştuğunu dile getiriyor. Mahalle sakinlerinin yeniden bir araya gelerek mutlu günlerine dönme umudunu taşıdığını belirten Sarı, emeği geçen yetkililere teşekkürlerini iletiyor.
Sokaklarda yeniden yankılanan çocuk sesleri
Mahallelerine geri dönen vatandaşlar ise yaşadıkları mutluluğu ve huzuru paylaşıyor. Deprem sonrası İstanbul'a gitmek zorunda kalan ancak memleket hasretine dayanamayarak geri dönen Mustafa Korkmaz, iki aydır yeni evinde yaşadığını ve yaşam koşullarından oldukça memnun olduğunu belirtiyor. Korkmaz, mahalledeki birlik ve beraberlik ruhunun yeniden tesis edildiğini, herhangi bir sorun yaşadıklarında ise ilgili firmaların anında müdahale ettiğini ifade ediyor. En önemlisi ise mahallede hayatın yeniden başlamış olması; sokaklardan yükselen çocuk sesleri ve komşuların birbirine verdiği günaydınlar, bölgenin yeniden canlandığının en somut kanıtı olarak görülüyor.
Hayalet mahalleden cıvıl cıvıl bir geleceğe
Depremin yıkıcı etkisini bizzat yaşayan Emine Alagöz ise, o karanlık günleri geride bırakmanın buruk sevincini yaşıyor. Üç yıl boyunca Adana'da yaşamak zorunda kalan Alagöz, mahallesinin eski hatıralarını özlese de yeni binaların kalitesinden ve estetiğinden oldukça memnun. Depremden sonra adeta bir hayalet şehri andıran mahallenin, bugün dördüncü etabın da tamamlanmasıyla birlikte hızla dolmaya başladığını vurguluyor. Alagöz, mahallenin gelecekte çok daha canlı ve cıvıl cıvıl bir yer olacağına dair inancını dile getirerek, her geçen gün artan komşuluk ilişkilerinin bölgeye yeniden hayat verdiğini belirtiyor. Emek Mahallesi'ndeki bu dönüşüm, sadece binaların inşası değil, aynı zamanda bir toplumun yeniden birleşme ve geleceğe umutla bakma hikayesi olarak öne çıkıyor.