Hatay'ın Arsuz ilçesinde bulunan ve Roma döneminden bu yana kayaların arasından sızan doğal gaz sayesinde hiç sönmeden yandığı bilinen Yanartaş, bu kez alışılmadık bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Antakya'da yaşayan Gökhan Uzunparmak ve beraberindeki doğa tutkunu arkadaşları, hafta sonu gerçekleştirdikleri bir yürüyüş rotasında, Kurtbağı Mahallesi sınırları içerisindeki Zilli Şelalesi mevkiini keşfettiler. Bölgenin doğal güzelliklerini deneyimlemek isteyen grup, yanlarında getirdikleri coğrafi işaretli Antakya künefesini, yüzyıllardır yanan bu doğal ateşin üzerinde pişirmeye karar vererek oldukça ilginç bir fikirle yola çıktılar.
Tarihi ateşin başında zorlu pişirme süreci
Doğa yürüyüşü sırasında karşılaştıkları bu tarihi ve doğal fenomenin başında künefe yapma fikri, grup için hem heyecan verici hem de zorlu bir sürece dönüştü. Künefeyi hazırladıkları esnada aniden bastıran şiddetli fırtına, grubun keyifli etkinliğini bir hayatta kalma mücadelesine dönüştürdü. Zorlu hava koşullarına rağmen ateşin başından ayrılmayan gezginler, künefeyi tam kıvamında pişiremeseler de, doğanın ortasında bu eşsiz lezzeti paylaşmanın tadını çıkardılar. O anlarda bölgeye gelen yerel halk, yıllardır bildikleri ve atalarından miras kalan bu ateşin başında ilk kez künefe pişirildiğine şahit olmanın şaşkınlığını yaşadı.
Köylüler için şaşırtıcı bir ilk oldu
Etkinliğin detaylarını paylaşan Gökhan Uzunparmak, bölgenin yerel halkı için bu durumun oldukça sıra dışı karşılandığını belirtti. Uzunparmak, köylülerin kendilerine yıllardır bu ateşin başında böyle bir etkinlik görmediklerini ifade ettiklerini aktararak, bu durumun kendileri için de unutulmaz bir anı haline geldiğini vurguladı. Bir Antakyalının, kentin simgesi olan künefeyi, antik çağlardan beri yanan bir ateşle buluşturması, hem yerel halkın ilgisini çekti hem de gezginler için kültürel bir deneyime dönüştü. Köylülerin anlattıklarına göre, bu ateşin varlığı nesillerdir biliniyor ve bölgenin doğal bir mirası olarak kabul ediliyor.
Doğanın kalbinde unutulmaz bir anı
Yaşanan fırtınaya rağmen etkinliği başarıyla tamamlayan grup, bu deneyimin kendileri için çok özel olduğunu ifade etti. Künefeyi paylaşırken yaşadıkları o anların, doğa yürüyüşlerinin en unutulmaz parçası haline geldiğini belirten Uzunparmak, bölgenin mistik havasının lezzete farklı bir boyut kattığını dile getirdi. Gezginler, bu yıl yağmurlar tam anlamıyla bastırmadan önce, Yanartaş'ın sunduğu bu doğal imkanı tekrar değerlendirmeyi ve bölgeyi yeniden ziyaret ederek benzer bir etkinlik gerçekleştirmeyi planlıyorlar. Hatay'ın hem tarihi hem de doğal güzelliklerini birleştiren bu küçük macera, bölge turizmi ve yerel kültürün tanıtımı açısından da renkli bir detay olarak kayıtlara geçti.