Suriye'deki iç savaşın yarattığı yıkımdan kaçarak 2015 yılında ailesiyle birlikte Hatay'a sığınan Münir Basri, hayatının en zorlu sınavlarını henüz genç yaşta verdi. Henüz 7 yaşındayken ülkesinden ayrılmak zorunda kalan Münir, Türkiye'de yeni bir hayata tutunmaya çalışırken, 6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan büyük deprem felaketiyle bir kez daha sarsıldı. Ailesinin evi ağır hasar alan ve Sakarya'ya taşınmak zorunda kalan genç, yaşadığı tüm bu travmalara ve maddi zorluklara rağmen eğitiminden asla vazgeçmedi. 12'nci sınıfın başında Hatay'a geri dönen Münir, tıp fakültesi hayaline ulaşmak için büyük bir azimle çalışmaya başladı.
Dört kardeşin paylaştığı odada yükselen başarı
Üniversite sınavına hazırlık sürecinde dershaneye gitme imkanı bulamayan Münir, başarısını tamamen kendi çabasına ve disiplinli çalışmasına borçlu. Üç erkek kardeşiyle birlikte aynı odayı paylaşan ve dört yatağın bulunduğu dar bir alanda ders çalışan genç, kardeşlerinin kendisine gösterdiği anlayış sayesinde odaklanabildiğini belirtiyor. Günde ortalama 6 saatini derslerine ayıran Münir, internet üzerinden izlediği eğitim videoları ve elindeki kısıtlı kaynaklarla YKS'de sayısal alanda ilk 22 binlik dilime girmeyi başardı. Bu derece, onun tıp fakültesine yerleşmesini sağlayarak yıllardır kurduğu doktorluk hayalini gerçeğe dönüştürdü.
Vefa borcunu beyaz önlükle ödemek istiyor
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayı en büyük hayali olarak tanımlayan Münir Basri, bu ülkenin kendisine kucak açmasına bir vefa borcu hissettiğini ifade ediyor. Doktor olarak mezun olduğunda, yaşadığı topraklara ve insanlara hizmet etmeyi amaçlayan Münir, vatandaşlık statüsüne sahip olmadığı için eğitim sürecinde bazı engellerle de karşılaştı. Özellikle burs imkanlarından yararlanamaması ve yabancı uyruklu öğrenciler için belirlenen yüksek harç maliyetleri, ailesini maddi açıdan zorlasa da, Münir'in azmi tüm bu engellerin önüne geçti. Yıllık 115 bin Türk lirası tutarındaki harç ödemesi, ailenin omuzlarındaki yükü artırsa da, Münir'in başarısı hem anne hem de babası için büyük bir gurur kaynağı oldu.
Aileden gelen destek ve gelecek umudu
Anne Dima Atıf, oğlunun tıp fakültesini kazanmasının kendileri için tarifsiz bir mutluluk olduğunu belirterek, evladının insanlara şifa dağıtacağı günleri sabırsızlıkla beklediğini dile getiriyor. Baba Muhammed Atıf ise çocuklarının başarısıyla gurur duyduğunu ve diğer çocuklarının da benzer başarılar elde etmesini temenni ettiğini söylüyor. Savaşın ve depremin yıpratamadığı bu genç, şimdi beyaz önlüğünü giyip Türkiye'ye hizmet edeceği günlerin hayalini kuruyor. Münir'in hikayesi, imkansızlıkların azimle nasıl aşılabileceğinin ve bir gencin hayallerine ulaşmak için gösterdiği kararlılığın en somut örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.