Azerbaycan'ın Karabağ bölgesine özgü endemik bir çiçek olan Har-ı Bülbül, Iğdır Halk Eğitimi Merkezi'ndeki atölyelerde işlenerek hediyelik eşyadan ev tekstiline kadar geniş bir yelpazede sanatla buluşuyor. Usta öğreticilerin ve kursiyerlerin titizlikle hazırladığı ürünler, bölgenin kültürel mirasını geleceğe taşıyor.

Iğdır Halk Eğitimi Merkezi'nin kapıları, Karabağ'ın mücadele ve zaferini simgeleyen bir çiçeğin hikayesiyle açılıyor. Dağlık Karabağ'ın kayalık yamaçlarında yetişen ve bölgenin endemik türleri arasında yer alan Har-ı Bülbül, artık yalnızca doğada değil; kente gelen ziyaretçilerin beğenisine sunulan onlarca farklı üründe yaşıyor. Iğdır bebeğinin nakışından şık bir broşa, lavanta kesesinden mutfak önlüğüne kadar pek çok eser, bu özel çiçeğin desenleriyle yeniden yorumlanıyor.

Proje kapsamında emeği geçen isimlerin başında Iğdır Valisi M. Fırat Taşolar'ın eşi Didem Taşolar yer alıyor. Kendisinin destekleriyle hayata geçirilen çalışmada; anahtarlık, magnet, kolye, küpe, fular, kırlent ve sunumluk gibi çok sayıda ürün, usta öğreticilerin elinden çıkıyor. Atölyedeki mesai, yalnızca bir üretim süreci değil; aynı zamanda iki kardeş ülke arasındaki kültürel bağın da bir yansıması olarak değerlendiriliyor.

Kültürel Miras Geleceğe Aktarılıyor
Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Musa Ölmez, yürütülen faaliyetin salt bir el sanatı çalışması olmadığını vurguluyor. Har-ı Bülbül'ün Karabağ'ın işgal yıllarında vatana duyulan özlemin ve direnişin sembolü olduğunu hatırlatan Ölmez, İkinci Karabağ Savaşı'nın ardından bu çiçeğin artık kahramanlık ve özveriyi temsil ettiğini belirtiyor. Bu bilinçle hareket ettiklerini ifade eden Ölmez, "Bu motifi işleyerek kültürel bir değeri gelecek kuşaklara aktarmayı hedefledik. Broştan anahtarlığa, giysi tasarımlarından magnetlere kadar pek çok alanda bu temayı kullanarak çalışmalarımıza devam ediyoruz" dedi.

Atölyedeki mesainin en renkli örneklerinden biri ise geleneksel Iğdır bebekleri. 20 yıllık usta öğretici Akile Yeşil, bu yılki koleksiyonlarını Har-ı Bülbül esintileriyle hazırladıklarını söylüyor. Bebeklerin kıyafetlerindeki nakışları bu çiçekten ilham alarak tasarladığını anlatan Yeşil, motifli bebeklerin kursiyerlerden ve ziyaretçilerden yoğun ilgi gördüğünü aktarıyor.

Ziyaretçiler İçin Özgün Hediye Alternatifi
Projede görev alan usta öğreticilerden Nafiye Ertekin, çanta ve aksesuarlarının yanı sıra lavanta keseleri, peçeteler ve yaka süsleri hazırladıklarını dile getiriyor. Farklı ölçü ve modellerde tasarlanan ürünlerin tamamının el emeği olduğunu vurgulayan Ertekin, çeşitliliğin zengin bir ürün yelpazesi sunduğunu ifade ediyor.

Usta öğretici Zeynep Duman ise projenin asıl amacının Iğdır'ı ziyaret eden yerli ve yabancı konuklara kentin kültürünü yansıtan özgün hediyelikler sunmak olduğunu söylüyor. Özellikle yurt dışından gelen turistlerin hediyelik eşya taleplerine dikkat çeken Duman, "Kültürümüzü yansıtan, her bütçeye uygun ve şık ürünler hazırladık. Bu sayede şehrimizden ayrılan misafirlerimiz Karabağ'ın ve Iğdır'ın sembollerini birlikte taşıyor" şeklinde konuştu.

