İstanbul'da düzenlenen Koruyucu Aile Hizmeti Sivil Toplum Buluşması, çocukların aile ortamında büyüme hakkını merkeze alan önemli bir dayanışma çağrısına sahne oldu. Şeyh Zayed Çocuk Evleri Sitesi'nde gerçekleştirilen etkinlikte, koruyucu aile sisteminin sadece devletin değil, tüm toplumun sahiplenmesi gereken bir sorumluluk olduğu vurgulandı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, bu sistemin rakamlardan ibaret olmadığını, her bir sayının aslında bir çocuğun geleceği ve bir ailenin fedakarlığı anlamına geldiğini belirtti.
Bir çocuğa verilebilecek en değerli hediye: Aile sıcaklığı
Bakan Göktaş, konuşmasında koruyucu aile hizmetinin çocukların hayatındaki dönüştürücü gücüne dikkat çekerek, her çocuğun sevgi ve güven dolu bir aile ortamında büyüme hakkına sahip olduğunu ifade etti. Devletin bu süreçte sadece bir denetleyici değil, aynı zamanda ailelerin en büyük destekçisi olduğunu belirten Göktaş, koruyucu aile olmanın bir çocuğun yaralarını sarma ve ona umut olma yolculuğu olduğunu dile getirdi. Bugün Türkiye genelinde 9 bin 327 koruyucu ailenin yanında 11 bin 72 çocuğun hayata tutunduğunu hatırlatan Bakan, bu tablonun toplumsal vicdanın bir yansıması olduğunu vurguladı.
Sivil toplumun gücüyle daha fazla kapı açılacak
Koruyucu aile hizmetinin yaygınlaşması için sivil toplum kuruluşlarına büyük görevler düştüğünü belirten Bakan Göktaş, ailelerin bu sürece dahil olma aşamasında karşılaştıkları tereddütlerin ancak güvenilir bir çevre desteğiyle aşılabileceğini ifade etti. Bir arkadaş tavsiyesi veya bir dernek etkinliğinin, bir çocuğun hayatını değiştirecek kararın alınmasında kilit rol oynayabileceğini belirten Göktaş, sivil toplum kuruluşlarını bu hizmeti kendi ağları üzerinden toplumun her kesimine taşımaya davet etti. Devletin, başvurudan eğitime kadar her adımda ailelere rehberlik etmeye hazır olduğunu yineleyen Bakan, bu iş birliğinin 2026-2035 dönemini kapsayan Aile ve Nüfus 10 Yılı hedefleri doğrultusunda daha da güçleneceğini belirtti.
İyilik hareketinin kahramanları: Koruyucu aileler
Etkinlikte söz alan İstanbul Valisi Davut Gül ise koruyucu ailelerin bu iyilik hareketinin gerçek kahramanları olduğunu ifade ederek, çocuklara verilen değerin toplumu güçlendiren en temel unsur olduğunu vurguladı. İstanbul'daki kurumların ve gönüllülerin desteğiyle bu sistemin daha geniş kitlelere ulaşması için çalıştıklarını belirten Vali Gül, iyilik varsa kendilerinin de orada olduğunu belirterek, tüm vatandaşları bu kutsal göreve destek olmaya çağırdı. Koruyucu ailelerin gösterdiği fedakarlığın, toplumsal dayanışmanın en somut örneği olduğunu belirten yetkililer, önümüzdeki dönemde bu hizmetin çok daha güçlü bir noktaya taşınacağını ifade etti.