15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye için sadece bir darbe girişimi değil, aynı zamanda hukuk sisteminin ayakta kalma savaşıydı. O dönem Bakırköy Cumhuriyet Başsavcıvekili olan Ömer Faruk Aydıner, darbenin ilk anlarında helallik isteyip görevine koşan isimlerden biriydi. Aydıner'in verdiği talimatlar, darbecilere karşı hukuk nezdinde atılan ilk resmi adımlardan biri olarak kayıtlara geçti.

HUKUK CEPHESİNDE İLK EMİRLER
Darbe haberini Çatalca'daki evinde alan Aydıner, durumu kavradığı an harekete geçti. Yerel adliyeyi kullanmak için izin aldı ve yanına aldığı zabıt katibiyle birlikte darbeciler hakkında ilk gözaltı kararlarını kaleme aldı. İstanbul Emniyeti'ne gönderilen bu yazılı talimatlar, darbenin bastırılmasında kritik bir rol oynadı. Aydıner, o geceki ruh halini "Onurlu bir şekilde ölme arzusuyla o kararı verdik" diyerek özetliyor.

SAHA VE ADLİYE ARASINDA GEÇEN GECE
O gece sadece kağıt üzerinde değil, sahada da alışılmadık bir trafik yaşandı. Emniyetten gelen "Tankı ele geçirdik, ne yapalım?" gibi sorulara yanıt vermek zorunda kalan Aydıner, hayatında hiç vermediği talimatları o gece vermek durumunda kaldığını belirtiyor. Sefaköy'e kadar araçla gelip oradan Bakırköy Adliyesi'ne yürüyerek ulaşan Aydıner, darbecilerin başarılı olması durumunda hürriyetlerinin tamamen ellerinden alınacağını bildiklerini ifade ediyor. 10 yıl sonra bugüne bakıldığında, Türkiye'nin o geceki direnişle hem demokrasisini koruduğunu hem de bağımsız bir devlet olma yolunda önemli bir eşiği geçtiğini vurguluyor.