Doğal yaşam trendleriyle birlikte popülerliği artan zeolit, doğru kullanıldığında vücudu temizleyen bir filtre görevi görüyor. Ancak her taşın şifalı olduğunu düşünmek büyük bir yanılgı. Uzman Dr. Hasan Hüsnü Eren, bilinçsizce tüketilen zeolitin sanılanın aksine ciddi sağlık sorunlarını beraberinde getirdiğini vurguluyor.
Doğal bir mıknatıs etkisi
Volkanik lavların milyonlarca yılda dönüşmesiyle oluşan zeolit, kafes benzeri yapısıyla vücuttaki toksinleri adeta mıknatıs gibi çekiyor. Dr. Eren, klinik standartlara uygun ve doğru işlenmiş zeolitin kurşun, cıva ve alüminyum gibi ağır metallerin vücuttan atılmasına yardımcı olduğunu belirtiyor. Bu özellik, bağırsak sağlığı ve bağışıklık sistemi üzerinde destekleyici bir rol oynuyor.
Yanlış türü kanser yapabilir
Doğada onlarca farklı zeolit türü bulunuyor ve bunların hepsi güvenli değil. Özellikle lifli yapıya sahip olan bazı türler, asbestten bile daha tehlikeli sonuçlar doğurabiliyor. İnternetten veya aktarlardan kaynağı belli olmayan, işlenmemiş tozları tüketmek karaciğer ve akciğerlerde kalıcı hasarlar bırakabiliyor. Uzmanlar, sadece sertifikalı ve "klinoptilolit" formundaki ürünlerin kullanılması gerektiğini, sanayi tipi zeolitlerin insan vücuduna uygun olmadığını hatırlatıyor.