Anne karnındaki dokuz aylık süreç dışarıdan bakıldığında durağan bir dönem gibi görünse de içeride oldukça hareketli bir gelişim yaşanıyor. Uzmanlar, fetüslerin henüz doğmadan önce dış dünyayla bağ kurmaya başladığını ve aktif bir öğrenme süreci geçirdiğini belirtiyor.
Hareketli gelişim süreci ve nefes provaları
Bebekler sekizinci haftadan itibaren kıpırdanmaya başlıyor. On ikinci haftada ellerini ve kollarını kullanabilen bebekler, yirminci haftadan itibaren ise diyafram kaslarını güçlendirmek için nefes alma provaları yapıyor. Doktorlar, bebeklerin ultrason görüntülerinde görülen başparmak emme refleksinin, doğum sonrası beslenme alışkanlıkları için hayati bir hazırlık olduğunu ifade ediyor.
Sesleri tanıyor ve tat alabiliyorlar
Yirmi dördüncü haftadan sonra işitme sistemi gelişen bebekler; annesinin kalp atışlarını, sindirim seslerini ve en önemlisi annesinin sesini ayırt edebiliyor. Hamilelik sürecinde müzik dinlemek veya bebekle konuşmak, doğum sonrası anne-bebek bağını güçlendiriyor. Ayrıca on beşinci haftadan itibaren amniyon sıvısını yutan bebekler, annenin tükettiği gıdaların aromalarını algılıyor ve bu durum gelecekteki yemek tercihlerini şekillendiriyor.
Uyku düzeni ve yüz ifadeleri
Bebeklerin günün büyük kısmını uykuda geçirdiği, yirmi sekizinci haftadan itibaren ise REM uykusuna girerek rüya gördüğü tahmin ediliyor. Dört boyutlu ultrasonlar, bebeklerin gülümseme, kaş çatma veya dil çıkarma gibi karmaşık yüz ifadeleri sergilediğini gösteriyor. Uzmanlar, bu hareketlerin bebeğin gelişen sinir sisteminin bir sonucu olduğunu ve her bir hareketin anne karnındaki aktif yaşamın bir parçası olduğunu söylüyor.