Türkiye, 9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya'da gerçekleştirilecek olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 31. Taraflar Konferansı'na (COP31) ev sahipliği yapmaya hazırlanırken, iş dünyasından kritik bir hamle geldi. Sabancı Holding, bu dev organizasyonun Elektrifikasyon Partneri olduğunu duyurarak, iklim değişikliğiyle mücadelede elektrifikasyonun merkezi rolünü küresel platforma taşıyacağını ilan etti. Bu iş birliği, sadece bir sponsorluk değil, aynı zamanda Türkiye'nin enerji güvenliği, ekonomik rekabetçilik ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerini uluslararası arenada temsil etme misyonunu taşıyor.
Yeni enerji çağında elektriğin yükselişi
COP31 Başkanlığı tarafından belirlenen ve 2035 yılına kadar elektriğin küresel nihai enerji talebindeki payını yüzde 35'e çıkarmayı hedefleyen 35by35 vizyonu, dünyanın fosil yakıtlardan uzaklaşma çabasının temelini oluşturuyor. Ulaşım, sanayi ve binalar gibi enerji yoğun sektörlerde elektriğe geçişin hızlandırılması, sadece çevresel bir zorunluluk değil, aynı zamanda ekonomik bir dönüşüm gerekliliği olarak görülüyor. Sabancı Holding CEO'su Kıvanç Zaimler, elektriğin artık sadece aydınlatma veya üretim aracı olmadığını, yapay zekadan veri merkezlerine, ulaşımdan ısınmaya kadar hayatın her alanını şekillendiren bir teknoloji platformuna dönüştüğünü vurguluyor. Zaimler'e göre, doğru yönetilen bir elektrifikasyon süreci, Türkiye için teknolojik gelişim ve sanayileşme adına eşsiz bir fırsat penceresi açıyor.
Türkiye'nin jeopolitik avantajı ve yeşil koridorlar
Geçmişte enerji güvenliği denildiğinde akla gelen petrol ve doğal gaz boru hatlarının yerini, gelecekte ülkeler arasında temiz elektriği taşıyan yeşil enerji koridorlarının alacağı öngörülüyor. Türkiye'nin güneş ve rüzgâr gibi yenilenebilir kaynaklardaki potansiyeli, gelişmiş enerji altyapısı ve dinamik özel sektörü, bu dönüşümde ülkeyi avantajlı bir konuma taşıyor. Sabancı Holding, bu dönüşümü sadece desteklemekle kalmayıp, Enerjisa Üretim'den Eşarj'a, Temsa'dan Akbank'a kadar uzanan geniş bir ekosistemle bizzat sahada hayata geçiriyor. Holding, üretimden dağıtıma, mobiliteden finansmana kadar elektrifikasyonun tüm katmanlarında yer alarak, Türkiye'nin bu yeni elektrik çağında merkez ülkelerden biri olması için stratejik bir büyüme modeli izliyor.
Küresel dönüşümde ortak akıl ve iş birliği
COP31 kapsamında oluşturulan ve kamu, özel sektör ile finans dünyasını bir araya getiren COP31 Business Forum, Türkiye'nin çözüm önerilerini dünyaya sunması için önemli bir platform işlevi görüyor. Sabancı Holding, bu yapı bünyesinde Elektrifikasyon ve Enerji Dönüşümü Çalışma Grubu'nun eş başkanlığını üstlenerek, uygulanabilir ve ölçeklenebilir modellerin uluslararası paydaşlarla paylaşılmasında öncü rol oynuyor. Sabancı Üniversitesi ve IICEC gibi akademik kurumların sağladığı bilgi birikimiyle desteklenen bu süreç, holdingin uzun vadeli stratejileriyle de tam bir uyum sergiliyor. Sabancı, sahip olduğu geniş yetkinlik setini birleştirerek, Türkiye'nin iklim hedeflerine ulaşmasında ve küresel enerji dönüşümünde etkin bir aktör olarak konumlanmaya devam ediyor.