Havadis | İstanbul | Antalya iklim zirvesi öncesi sivil toplum rotayı çizdi

Antalya iklim zirvesi öncesi sivil toplum rotayı çizdi

Uzmanlar ve aktivistler, Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı COP31 öncesinde iklim adaletini tartıştı. Enerji dönüşümünde sosyal hakların önemi öne çıktı.

Uzmanlar ve aktivistler, Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı COP31 öncesinde iklim adaletini tartıştı. Enerji dönüşümünde sosyal hakların önemi öne çıktı.

Antalya iklim zirvesi öncesi sivil toplum rotayı çizdi
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Kasım ayında Antalya'da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) yaklaşırken, İstanbul Arel Üniversitesi'nde bir araya gelen akademisyenler ve aktivistler Türkiye'nin stratejik yol haritasını konuştu. İklim krizinin teknik bir meseleden öte toplumsal bir adalet sorunu olduğu vurgulanan sempozyumda, enerji politikalarının insan hayatına dokunan yanları masaya yatırıldı.

İKLİM KRİZİNDE YENİ YOL HARİTASI ARAYIŞI

Yeşil Düşünce Derneği'nden Özlem Teke, atmosferdeki karbondioksit oranının son 800 bin yılın zirvesine ulaştığını belirterek somut adımların şart olduğunu savundu. Teke, sadece üretim odaklı değil, kaynakların verimli kullanıldığı döngüsel ekonomi modellerinin ve kuşaklar arası adaleti gözeten yaklaşımların benimsenmesi gerektiğini ifade etti. Proje koordinatörü Onur Akgül ise fosil yakıt bağımlılığının Afşin-Elbistan örneğinde olduğu gibi yerel sağlık ve ekonomi üzerindeki ağır faturasına dikkat çekerek, iklim politikalarının mutlaka sosyal adaletle birleştirilmesi gerektiğini söyledi.

ENERJİ TERCİHLERİNDE ŞEFFAFLIK TALEBİ

Greenpeace Türkiye Direktörü Berkan Özyer, Türkiye’nin COP31 sürecinde "orta güç" olarak diplomatik bir liderlik üstlenebileceğine işaret etti. Sempozyumun diğer dikkat çeken başlığı ise nükleer enerji oldu. Sosyolog Dr. Pınar Demircan, Akkuyu örneği üzerinden nükleer yatırımların çevresel ve toplumsal risklerine dikkat çekerek, enerji kararlarında halkın katılımının ve şeffaflığın temel kural olması gerektiğini vurguladı. Uzmanlar, özellikle maden ve enerji sektöründeki dönüşümün işçileri mağdur etmeden, "adil geçiş" mekanizmalarıyla yapılması konusunda hemfikir kaldı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız