Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Avrupa Müteahhitler Birliği Genel Kurulu kapsamında düzenlenen özel bir oturumda, küresel iş dünyasının temsilcileriyle bir araya gelerek Türkiye'nin ekonomik vizyonunu ve yatırım potansiyelini masaya yatırdı. Konuşmasında Türkiye'nin jeopolitik konumunun sağladığı avantajlara ve son yirmi yılı aşkın sürede kaydedilen istikrarlı büyüme rakamlarına dikkat çeken Bolat, uluslararası yatırımcılar için Türkiye'nin neden vazgeçilmez bir merkez haline geldiğini detaylı verilerle açıkladı. Bakan Bolat, özellikle Avrupa Birliği ülkelerinden gelen yatırımcıların Türkiye'deki varlığının stratejik önemine vurgu yaparak, henüz adım atmamış olan firmalar için geç kalınmadığının altını çizdi.
Ekonomik büyümede istikrar vurgusu
Türkiye ekonomisinin son 23 yıllık performansını değerlendiren Bakan Bolat, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde atılan adımların meyvelerini verdiğini belirtti. 2002 yılında 238 milyar dolar seviyesinde olan milli gelirin, Haziran 2026 itibarıyla 1,7 trilyon dolara ulaşması, ülkenin ekonomik kapasitesindeki devasa değişimi gözler önüne seriyor. Kişi başına düşen milli gelirde de benzer bir yükseliş grafiği izlendiğini ifade eden Bolat, 2002 yılında 3 bin 600 dolar olan bu rakamın, Aralık 2025 sonu itibarıyla 18 bin dolara çıktığını ve yıl sonunda 20 bin dolar barajını aşmasının beklendiğini dile getirdi. Pandemi gibi küresel kriz dönemlerinde dahi yüzde 2 gibi pozitif büyüme oranlarını korumayı başaran Türkiye, son 16 yıldır kesintisiz büyüme performansını sürdürerek dayanıklılığını kanıtladı. İşsizlik oranlarının son 40 aydır yüzde 7,8 gibi tek haneli seviyelerde seyretmesi, istihdam piyasasındaki istikrarın bir diğer göstergesi olarak öne çıkıyor.
Dış ticaretin lokomotifi ve yatırım teşvikleri
Dış ticaret hacminin 865 milyar dolara ulaştığını belirten Bakan Bolat, mal ve hizmet ihracatının toplamda 409 milyar dolarlık bir büyüklüğe eriştiğini ifade etti. Bu rakamların milli gelir içindeki payının yüzde 50'yi aşması, Türkiye'nin dışa açık bir ekonomi olarak küresel ticaretteki ağırlığını artırdığını gösteriyor. Hizmetler sektörünün, özellikle müteahhitlik, turizm, yazılım ve sağlık alanlarında sunduğu katma değerin altını çizen Bolat, müteahhitlik sektörünün milli gelir içindeki payının yüzde 6,5 civarında olduğunu belirtti. Yabancı yatırımcılar için sunulan cazip teşviklere değinen Bakan Bolat, Türkiye'de faaliyet gösteren 89 bin yabancı sermayeli şirketin yüzde 63'ünün Avrupalı firmalardan oluştuğunu hatırlattı. Kurumlar vergisinde yapılan yüzde 50'lik indirimle oranın yüzde 12,5'a çekilmesi ve 86 milyonluk güçlü iç pazar, yatırımcılar için en önemli motivasyon kaynakları arasında yer alıyor.
Sanayi gücü ve küresel ticaret koridorları
Türkiye'nin sanayi ve inşaat malzemeleri üretimindeki dünya liderliği, Bakan Bolat'ın konuşmasının bir diğer dikkat çekici başlığıydı. Özellikle çelik üretiminde 38 milyon tonluk kapasiteyle Avrupa'da birinci sırada yer alan Türkiye, çimento ihracatında da son 4 yıldır dünya liderliğini kimseye kaptırmıyor. Otomotiv sanayisindeki Avrupa dördüncülüğü ve seramik karo üretimindeki dünya beşinciliği, Türkiye'nin üretim gücünün çeşitliliğini ortaya koyuyor. Jeopolitik konumun sağladığı avantajları 'Her yol Türkiye'den geçer' sözleriyle özetleyen Bolat, Orta Koridor, Zengezur Koridoru ve Irak'ın Kalkınma Yolu Projesi gibi devasa projelerin, Avrupa ile Asya arasındaki ticari entegrasyonu nasıl güçlendireceğini anlattı. Bu projelerin sadece Türkiye için değil, tüm bölge için yeni bir ticaret hattı oluşturduğunu belirten Bakan Bolat, Türkiye'nin küresel tedarik zincirlerinin merkezindeki konumunu daha da pekiştireceğini vurguladı.