Birçoğumuz deri kanserini sadece benlerdeki değişimlerle özdeşleştiriyoruz. Oysa vücudumuzda oluşan her leke veya geçmeyen yara, düşündüğümüzden daha ciddi bir sağlık sorununun habercisi olabilir. Uzmanlar, cildin verdiği sinyalleri doğru okumanın hayat kurtardığını vurguluyor.
Riskler ve doğru bilinen yanlışlar
Deri kanseri, yalnızca koyu renkli benler üzerinden ilerlemiyor. Güneşin zararlı etkileri, solaryum kullanımı veya genetik yatkınlık gibi faktörler, kanserin farklı türlerini tetikleyebiliyor. Özellikle yüz, el sırtı ve saçlı deri gibi güneşe doğrudan maruz kalan bölgelerde oluşan sert, pürüzlü ve geçmeyen oluşumları mutlaka takip etmelisiniz. Uzmanlar, 4 haftadan uzun süredir iyileşmeyen her yaranın veya kabuklanan lezyonun bir dermatoloji uzmanı tarafından incelenmesi gerektiğini belirtiyor.
Erken teşhis hayat kurtarıyor
Deri kanserinin en agresif türü olan melanom, aniden ortaya çıkabiliyor. Asimetrik yapıda, düzensiz sınırlara sahip veya zamanla renk değiştiren lekelere karşı uyanık olmalısınız. Kendi kendinize yapacağınız aylık kontroller, ABCDE kuralı (asimetri, sınır düzensizliği, renk değişimi, çap büyüklüğü ve evrim) sayesinde riskli durumları erkenden fark etmenize yardımcı olur. Yılda bir kez yaptıracağınız dermoskopik muayene ise, hastalığı henüz başlangıç evresinde yakalamanızı sağlayarak tedavi sürecini çok daha kolay hale getirir.