İstanbul Avcılar'da yaşayan 68 yaşındaki Kemal Demirkol, tıp dünyasının kendisine sunduğu ömür boyu ilaç kullanma zorunluluğunu, kendi iradesiyle yazdığı bir başarı hikayesine dönüştürdü. Altı yıl önce yüksek tansiyon teşhisi konulduğunda doktorunun ömür boyu ilaç kullanması gerektiğini söylemesi, Demirkol için bir dönüm noktası oldu. İlaçlara bağımlı bir yaşam sürmeyi reddeden Demirkol, sigara ve alkolü hayatından tamamen çıkararak bambaşka bir yola girdi. Bugün ise yaz kış demeden her gün 30 kilometre yol yürüyerek adeta bir atlet disipliniyle yaşamını sürdürüyor.
İlaç yerine yürüyüşü seçti
2020 yılından bu yana düzenli olarak yollarda olan Demirkol, başlangıçta sadece bir saatlik yürüyüşlerle başladığı bu süreci, zamanla günde altı saate kadar çıkardı. Muhasebe emeklisi olan ve eşiyle birlikte yaşayan Demirkol, o dönemde 90 kilolara ulaştığında yaşadığı bir sakatlığın ardından kendi kendine bir söz verdi. Bileğini kırdığı o zorlu süreçte, bu kiloyla yaşamanın mümkün olmadığını fark ederek yürüyüş temposunu artırmaya karar verdi. Sadece hareket etmekle kalmayan Demirkol, beslenme düzenini de değiştirerek günde tek öğünle beslenmeye başladı. Bu disiplinli yaşam tarzı, onun sadece fiziksel olarak değil, zihinsel olarak da yenilenmesini sağladı.
Tansiyon değerleri normale döndü
Yıllarca 17-18 seviyelerinde seyreden tansiyonunun, düzenli yürüyüşler sayesinde 11-6 seviyelerine kadar gerilediğini belirten Demirkol, vücudundaki tüm organların artık çok daha sağlıklı çalıştığını ifade ediyor. 62 yaşından beri sürdürdüğü bu yoğun temponun meyvelerini toplayan Demirkol, sağlığının iyileşmesini hareket etmeye bağlıyor. Ancak bu süreçte yaşadığı geçici hafıza kaybı nedeniyle nöroloji bölümünde kontrolleri devam ediyor. Yakın çevresinin artık sağlık takibi konusunda daha hassas davrandığını belirten Demirkol, yürüyüş tutkusundan vazgeçmiyor.
Sokaklarda dikkat çeken bir figür
Avcılar ve Beylikdüzü sokaklarında atletle yaptığı uzun yürüyüşlerle tanınan Demirkol, çevresindekiler tarafından Tom Hanks'in ünlü karakteri Forrest Gump'a benzetiliyor. Ancak bu durum her zaman olumlu karşılanmıyor. Yolda yürürken kendisine laf atan, taş atan hatta su atanlarla bile karşılaştığını anlatan Demirkol, toplumun spora bakış açısını eleştiriyor. Türkiye'deki obezite sorununa dikkat çeken Demirkol, insanların hareket etmek yerine hastanelere bağımlı kalmayı tercih etmesine anlam veremediğini belirtiyor. O, nerede hareket varsa orada bereket olduğuna inanarak, her gün kilometrelerce yol kat etmeye ve kendi hikayesini yazmaya devam ediyor.