Antalya, 9-20 Kasım tarihleri arasında dünyanın gözünü çevireceği dev bir organizasyona hazırlanırken, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31’inci Taraflar Konferansı (COP31) için geri sayım başladı. Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleşecek bu kritik zirvede, katılımcıların ve dünya basınının kesintisiz iletişim kurabilmesi için devasa bir dijital ağ örüldü. Organizasyonun Master Partneri ve Küresel Dijital Dönüşüm ve Teknoloji destekçisi olan Türk Telekom, zirve alanını dünyaya bağlayan tüm teknolojik altyapıyı uçtan uca inşa ederek, küresel çapta bir mühendislik başarısına imza attı.
Teknolojinin gücüyle yeşil bir gelecek
Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, şirketin 185 yılı aşan köklü geçmişi ve 592 bin kilometreyi bulan fiber ağ altyapısıyla bu dev organizasyona hazır olduklarını vurguladı. Şahin, teknolojiyi sadece bir iletişim aracı olarak değil, Türkiye’nin ekonomik ve toplumsal gelişimini tetikleyen stratejik bir güç olarak tanımlıyor. Şirketin Yarına Sözümüz Var mottosuyla yürüttüğü çalışmalar, dijital dönüşüm ile yeşil dönüşümün birbirini besleyen iki ana damar olduğunu kanıtlıyor. 1,1 milyon metrekarelik zirve alanında saniyede 400 gigabit kapasiteye ulaşan bir iletişim hattı kuran şirket, 1,3 milyon metre fiber optik kablo kullanarak olası tüm ihtiyaçlara karşı yedekli ve güvenli bir sistem oluşturdu.
Güneşten gelen enerjiyle dijital altyapı
Şirketin sürdürülebilirlik vizyonu, sadece zirve alanındaki teknolojik başarıyla sınırlı kalmıyor. Türk Telekom, enerji tüketimini azaltmak ve temiz kaynaklara yönelmek adına Türkiye genelinde devasa güneş enerjisi yatırımları gerçekleştiriyor. Sivas’ta devreye alınan ilk güneş enerjisi santralinin ardından Malatya ve Ağrı’da kurulacak yeni tesislerle toplam 530 MWp kurulu güce ulaşılması hedefleniyor. Bu yatırımlar sayesinde şirket, tükettiği elektriğin yaklaşık yüzde 65’ini güneşten karşılayarak karbon ayak izini ciddi oranda düşürmeyi planlıyor. Ayrıca baz istasyonlarında kullanılan yeni nesil soğutma teknolojileri ve hibrit enerji sistemleri, şirketin çevresel sorumluluk bilincini operasyonel süreçlerine nasıl entegre ettiğini gösteriyor.
Finansal sürdürülebilirlikte 1,1 milyar dolarlık adım
Çevresel hedeflerini uluslararası sermaye piyasalarından sağladığı yeşil finansman kaynaklarıyla destekleyen Türk Telekom, 2024 ve 2025 yıllarında gerçekleştirdiği eurobond ihraçlarıyla toplam 1,1 milyar dolarlık sürdürülebilir finansman büyüklüğüne ulaştı. Bu kaynaklar, şirketin uzun vadeli yatırım hedeflerini çevresel sorumlulukla birleştirmesine olanak tanıyor. CDP İklim Değişikliği Programı’nda üst üste aldığı A notu ve BIST Sürdürülebilirlik 25 Endeksi’ndeki konumu, şirketin bu alandaki başarısını tescilliyor. 5G, yapay zekâ ve nesnelerin interneti gibi teknolojileri akıllı şehir projelerinde kullanarak kaynak verimliliğini artıran Türk Telekom, COP31’de sadece bir teknoloji sağlayıcısı olarak değil, sürdürülebilir bir geleceğin mimarlarından biri olarak yerini alıyor.