Süt ve süt ürünleri sektörünün köklü markalarından Eker, kurumsal aidiyeti ve ekip ruhunu bambaşka bir boyuta taşıyan dikkat çekici bir organizasyona imza attı. Şirket bünyesinde gerçekleştirilen Omuz Omuza Lezzet Yolunda Günü, hiyerarşik yapıları bir kenara bırakarak tüm çalışanların birbirlerinin günlük iş akışlarını bizzat deneyimlediği bir dayanışma şölenine dönüştü. Türkiye genelinde eş zamanlı olarak düzenlenen bu etkinlik, daha önce farklı zamanlarda ve ayrı birimler için kurgulanan saha günlerinin tek bir çatı altında birleştirilmesiyle hayata geçirildi. Bu kapsamda, sadece saha personeli değil, fabrikanın kalbi sayılan üretim, bakım, paketleme ve lojistik birimlerinde görev yapan tüm çalışanlar da sürecin aktif bir parçası haline getirildi.
Farklı departmanlar aynı amaç için birleşti
23 Ekim tarihinde gerçekleştirilen etkinlikte, Eker bünyesindeki üst yönetim kadrosu da dahil olmak üzere tüm çalışanlar, alışılmış ofis veya yönetim masalarından ayrılarak operasyonun tam merkezine indi. Katılımcılar, plasiyerlerle birlikte müşteri ziyaretlerine katılarak satış süreçlerinin zorluklarını gözlemledi, sipariş elemanlarının yoğun çalışma temposuna bizzat tanıklık etti ve depo ekiplerinin lojistik süreçlerine destek vererek işin mutfağındaki gerçekleri yerinde inceledi. Fabrika ortamında ise üretim hatlarından bakım süreçlerine, paketlemeden sevkiyata kadar her aşamada görev alan ekiplerle omuz omuza çalışan katılımcılar, birbirlerinin çalışma koşullarını ve karşılaştıkları ihtiyaçları doğrudan deneyimleme şansı yakaladı. Bu uygulama, birimler arasındaki iletişimi güçlendirmenin yanı sıra, iş birliğinin sadece teoride değil, pratikte de nasıl bir sinerji yarattığını gözler önüne serdi.
Ortak çalışma kültürüyle güçlenen ekip ruhu
Eker Süt Ürünleri Genel Müdür Yardımcısı Nevra Eker, etkinliğin temel amacının sadece iş süreçlerini anlamak değil, aynı zamanda kurumun başarısının arkasındaki gizli kahramanların emeğini görünür kılmak olduğunu vurguladı. Eker, markanın bugün ulaştığı başarının temelinde, plasiyerlerden tır şoförlerine, güvenlik görevlilerinden yemekhane personeline kadar her bir çalışanın büyük bir özveriyle üstlendiği sorumluluğun yattığını ifade etti. Nevra Eker, bu kıymetli emeği yerinde görmenin, çalışma arkadaşlarıyla aynı deneyimi paylaşmanın ve ekip ruhunu pekiştirmenin önemine dikkat çekerek, birbirini anlamanın ve aynı hedef doğrultusunda omuz omuza çalışmanın, markayı daha iyi bir ekip haline getirdiğine inandıklarını belirtti. Sahada birlikte geçirilen her anın, dayanışma kültürünü daha da derinleştirdiğini sözlerine ekledi.
Süreçlerin yerinde gözlemlenmesi verimliliği artırıyor
Etkinliğin en önemli çıktılarından biri, farklı birimlerin birbirlerinin işleyişine dair sahip olduğu ön yargıları kırmak ve operasyonel süreçlerdeki aksaklıkları yerinde tespit edebilmek oldu. Çalışanların kendi görev tanımlarının dışına çıkarak diğer departmanların günlük rutinlerine dahil olması, kurum içi empatiyi artırırken, iş süreçlerinin daha verimli hale getirilmesi konusunda da yeni fikirlerin doğmasına zemin hazırladı. Eker, bu tür organizasyonlarla çalışanlarının sadece birer görevli değil, büyük bir ailenin parçası olduğunu hissettirmeyi amaçlıyor. Omuz Omuza Lezzet Yolunda Günü, sadece bir etkinlik olarak kalmayıp, şirketin uzun vadeli dayanışma ve ortak çalışma kültürünü pekiştiren stratejik bir adım olarak da öne çıkıyor. Bu deneyim, çalışanların birbirlerinin işlerini daha iyi anlamasını sağlayarak, gelecekteki iş birliği süreçlerinde daha hızlı ve etkili çözümler üretilmesine olanak tanıyacak bir temel oluşturuyor.