İstanbul'un tarihi dokusunu yansıtan Rami Kütüphanesi, dokuz gün sürecek olan ve aile bağlarını güçlendirmeyi hedefleyen kapsamlı bir festivale ev sahipliği yapmaya başladı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından Aile ve Nüfus On Yılı vizyonu doğrultusunda organize edilen etkinlik, dijital dünyanın getirdiği yalnızlaşmaya karşı bir duruş sergilemeyi amaçlıyor. Açılış törenine Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, İstanbul Valisi Davut Gül, Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı Başkanı Necmettin Bilal Erdoğan ve çok sayıda davetli katıldı. Festival, sadece bir eğlence alanı değil, aynı zamanda ailelerin çocuklarıyla birlikte kaliteli zaman geçirebilecekleri, teknolojik cihazlardan uzaklaşarak gerçek anılar biriktirebilecekleri bir ekosistem olarak tasarlandı.
Dijitalleşen dünyada ekransız anların kıymeti
Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, açılış konuşmasında modern çağın en büyük sorunlarından birinin aile içi iletişimin dijital ekranlara hapsolması olduğunu belirtti. Göktaş, çocukların hafızalarında yer edecek olan en değerli anların, büyükleriyle paylaşılan o küçük ve samimi anlar olduğunu vurguladı. Şehirlerin büyümesi ve binaların yükselmesiyle birlikte insanların birbirine olan muhabbetinin azaldığına dikkat çeken Bakan, aile dostu bir ekosistemin ancak bu tür sosyal alanlarla güçlendirilebileceğini ifade etti. Türkiye genelindeki hanelerin yüzde 58'inde 18 yaş altı çocuk bulunmadığına dair çarpıcı veriyi paylaşan Göktaş, çocuk seslerinin ve neşesinin eksik olduğu evlerin, toplumun geleceği açısından bir uyarı niteliği taşıdığını dile getirdi.
Demografik değişim ve zihniyet dönüşümü
Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı Başkanı Necmettin Bilal Erdoğan ise konuşmasında, dünyanın genelinde yaşanan demografik çöküşe ve bunun altında yatan aile kurumunun zayıflamasına dikkat çekti. Erdoğan, bireyselleşmeyi teşvik eden kapitalist sistemin, insanları birer müşteri olarak konumlandırdığını ve aile bağlarını zayıflattığını savundu. Gençlerin hala aileye büyük değer verdiğini ve aileyi en güvenli liman olarak gördüğünü belirten Erdoğan, bu durumun bir şans olduğunu ancak zihniyet dönüşümünün şart olduğunu vurguladı. Çok çocuklu ailelerin toplumda yanlış algılanmasının önüne geçilmesi gerektiğini belirten Erdoğan, Bilim Yayma Vakfı'nın burs sisteminde yaptığı aile dostu düzenlemeleri örnek göstererek, diğer kurumların da benzer adımlar atması gerektiğini ifade etti.
Geleceği inşa etmek için dayanışma çağrısı
Doğurganlık oranının 1,42 seviyelerine gerilemesinin ciddi bir vaka olduğunu belirten Bilal Erdoğan, bu tablonun tersine çevrilmesi için topyekûn bir çaba gerektiğini söyledi. Cumhurbaşkanı'nın yıllardır vurguladığı üç çocuk tavsiyesinin, toplumsal bir refleks haline getirilmesi gerektiğini hatırlatan Erdoğan, ailenin korunmasının sadece Türkiye'nin değil, dünyanın daha yaşanabilir bir yer olması için de kritik bir öneme sahip olduğunu belirtti. Kapitalizmin bireyselleştiren etkisine karşı, aileyi merkeze alan bir düşünce sistematiğinin geliştirilmesi gerektiğini savunan Erdoğan, sivil toplum kuruluşlarının ve kamu kurumlarının bu konuda daha fazla sorumluluk alması gerektiğini ifade etti. Festival, katılımcıların çocuklarıyla birlikte resim yapıp oyunlar oynayabileceği, söyleşilerin gerçekleştirileceği ve aile bağlarının yeniden keşfedileceği bir dizi etkinlikle devam edecek.