Havadis | İstanbul | Fatih Sultan Mehmet 90 Günde İnşa Ettirdi, Günümüz İdaresi 6,5 Yıldır Bitiremedi: Rumeli Hisarı'nda Şantiye İsyanı

Fatih Sultan Mehmet 90 Günde İnşa Ettirdi, Günümüz İdaresi 6,5 Yıldır Bitiremedi: Rumeli Hisarı'nda Şantiye İsyanı

İstanbul'un fethinin sembolü Rumeli Hisarı, yıllardır süren restorasyon çalışmaları nedeniyle kapılarını ziyaretçilere kapatmış durumda. 1452 yılında sadece 90 günde tamamlanan bu devasa eserin, modern imkanlara rağmen 6,5 yıldır bitirilememesi ve şantiye alanına dönüştürülmesi sivil toplum kuruluşlarını ayağa kaldırdı.

İstanbul'un fethinin sembolü Rumeli Hisarı, yıllardır süren restorasyon çalışmaları nedeniyle kapılarını ziyaretçilere kapatmış durumda. 1452 yılında sadece 90 günde tamamlanan bu devasa eserin, modern imkanlara rağmen 6,5 yıldır bitirilememesi ve şantiye alanına dönüştürülmesi sivil toplum kuruluşlarını ayağa kaldırdı.

Fatih Sultan Mehmet 90 Günde İnşa Ettirdi, Günümüz İdaresi 6,5 Yıldır Bitiremedi: Rumeli Hisarı'nda Şantiye İsyanı
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

İstanbul'un fethine giden yolda stratejik bir öneme sahip olan ve Fatih Sultan Mehmet tarafından 1452 yılında sadece 90 gün gibi rekor bir sürede inşa ettirilen Rumeli Hisarı, bugün bambaşka bir gündemle anılıyor. Sarıyer'in en kıymetli noktalarından birinde yükselen ve Boğaz'ın güvenliğini sağlamak amacıyla dikilen bu tarihi kale, yaklaşık 6,5 yıldır süren restorasyon süreci nedeniyle adeta kaderine terk edilmiş durumda. İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen çalışmaların bir türlü nihayete ermemesi, bölgeyi bir turizm merkezi olmaktan çıkarıp devasa bir şantiye alanına dönüştürdü. Tarihi yapının çevresini saran konteynerler ve uzun süredir devam eden belirsizlik, hem yerli halkın hem de şehri ziyarete gelen turistlerin tepkisini çekmeye devam ediyor.

Tarihi Mirasın Şantiye İşgali

İstanbul Çevre Konseyi ve Tüketici Konfederasyonu temsilcileri, tarihi yapının önünde bir araya gelerek bu duruma sert tepki gösterdi. Konsey yetkilileri, Bizans İmparatorluğu'nun bile ele geçiremediği bu stratejik noktanın, günümüzde restorasyon adı altında bir şantiye işgaliyle karşı karşıya kaldığını vurguladı. İstanbul Çevre Konseyi Onursal Başkanı Zafer Murat Çetintaş, 1452 yılında üç ay gibi kısa bir sürede tamamlanan bir eserin, günümüz teknolojisi ve imkanlarıyla 6,5 yıldır bitirilememesinin kabul edilemez olduğunu belirtti. Çetintaş, tarihe sahip çıkılması gerektiğini hatırlatarak, bu alanın rant kapısı değil, bir kültür mirası olduğunu ifade etti. Tüketici Konfederasyonu Genel Başkanı Aydın Ağaoğlu ise şantiye alanının adeta Boğaz manzaralı bir yaşam alanına dönüştürüldüğünü iddia ederek, yetkililerin burayı bir ikametgah gibi kullandığını savundu. Ağaoğlu, vatandaşın hakkı olan bu tarihi alanın işgal edilmesine karşı hukuki yollara başvuracaklarını ve Tüketici Mahkemesi nezdinde dava açma hazırlığında olduklarını duyurdu.

Turizm ve Kültür Ekonomisine Büyük Darbe

Restorasyonun bitmemesi sadece tarihi dokuya değil, aynı zamanda İstanbul'un turizm potansiyeline de ciddi zararlar veriyor. İstanbul Çevre Konseyi Başkanı Seyfullah Atçı, Avrupa ülkelerinin benzer tarihi yapıları ekonomiye kazandırmak için büyük çaba sarf ettiğini, Türkiye'nin ise elindeki bu eşsiz imkanı değerlendiremediğini dile getirdi. Atçı, bu tür yapıların işgal altında tutulmasının değil, ülkenin tarihine ve kültürüne kazandırılmasının bir zorunluluk olduğunu belirtti. Tüketici Konfederasyonu Başkanvekili Avukat İbrahim Güllü ise konunun hukuki boyutuna dikkat çekerek, tüketicinin güzel bir çevrede yaşama ve tarihi eserleri görme hakkının ihlal edildiğini savundu. Güllü, bu durumun hem tarihe saygısızlık hem de turizme vurulan bir darbe olduğunu ifade ederek, sivil toplum kuruluşları olarak bu işgalin sona ermesi için kararlı bir mücadele yürüteceklerini yineledi.

Ziyaretçiler Kapıdan Dönüyor

Kalenin kapalı olması, özellikle yurt dışından gelen turistler için büyük bir hayal kırıklığı yaratıyor. Almanya'dan İstanbul'a gelen ve Rumeli Hisarı'nı ziyaret etmek isteyen Şükrü Kafa, yıllardır süren bu duruma anlam veremediğini belirtti. Kafa, 90 günde inşa edilen bir eserin, 80 milyonluk nüfusa sahip bir ülkede yıllarca bitirilememesini eleştirerek, tarihi eserlerin korunması ve halka açılması çağrısında bulundu. Dışarıdan bakıldığında şantiye görüntüsüyle karşılaştıklarını ifade eden ziyaretçiler, bu durumun İstanbul'un imajına yakışmadığını dile getiriyor. Uzun süredir devam eden bu restorasyon süreci, bölge esnafını da olumsuz etkilerken, kamuoyunda restorasyonun ne zaman tamamlanacağına dair beklentiler her geçen gün artıyor. Yetkililerden henüz net bir tarih açıklaması gelmezken, sivil toplum kuruluşlarının başlattığı bu tepki dalgasının süreci hızlandırıp hızlandırmayacağı merak konusu olmaya devam ediyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız