Havadis | İstanbul | Fırçasıyla direnişin sembolü oldu: Süleyman Mansur’un mirası Fatih’te yaşıyor

Fırçasıyla direnişin sembolü oldu: Süleyman Mansur’un mirası Fatih’te yaşıyor

Çağdaş Filistin sanatının öncü ismi Süleyman Mansur, vefatının ardından düzenlenen özel bir sergiyle anılıyor. Fatih Belediyesi tarafından organize edilen etkinlik, sanatçının işgal altındaki bir halkın vicdanına tercüman olan eserlerini sanatseverlerle buluşturuyor.

Çağdaş Filistin sanatının öncü ismi Süleyman Mansur, vefatının ardından düzenlenen özel bir sergiyle anılıyor. Fatih Belediyesi tarafından organize edilen etkinlik, sanatçının işgal altındaki bir halkın vicdanına tercüman olan eserlerini sanatseverlerle buluşturuyor.

Fırçasıyla direnişin sembolü oldu: Süleyman Mansur’un mirası Fatih’te yaşıyor
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Çağdaş Filistin sanatının uluslararası arenadaki en güçlü seslerinden biri kabul edilen ve 24 Ağustos 2026 tarihinde aramızdan ayrılan Süleyman Mansur, vefatının hemen ardından İstanbul’da anlamlı bir etkinlikle yad ediliyor. Fatih Belediyesi’nin Filistin Sanat Günleri kapsamında hayata geçirdiği İşgal ve Direniş Sanatı başlıklı sergi, Medrese Davutpaşa’nın tarihi atmosferinde kapılarını ziyaretçilere açtı. Sanatçının yarım asrı aşkın süredir Filistin halkının acılarını, umutlarını ve direnişini tuvale döktüğü eserleri, sergiyi gezen vatandaşlar tarafından yoğun bir ilgiyle karşılandı. Açılış törenine Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan’ın yanı sıra sanat dünyasından önemli isimler, Türkiye’deki Filistinli Basın Mensupları Derneği Başkanı Amir Lafi ve çok sayıda sanatsever katılım sağladı. 3 Ekim tarihine kadar ziyarete açık kalacak olan bu özel seçki, sadece bir sanat etkinliği değil, aynı zamanda bir hafıza tazeleme alanı olarak öne çıkıyor.

Sanatın vicdanı ve direnişin estetiği

Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, serginin açılışında yaptığı konuşmada sanatın sadece estetik bir arayış değil, aynı zamanda gerçeği haykırmanın en güçlü yolu olduğunu vurguladı. Turan, Süleyman Mansur’un halkının acılarıyla yoğrulmuş bir sanatçı olduğunu belirterek, onun eserlerinin Filistin davasını soylu bir direniş estetiğiyle dünyaya duyurduğuna dikkat çekti. Gazze’de yaşananların insanlığın vicdanını sarsan bir sınav olduğunu ifade eden Turan, Filistin’in sadece Arapların değil, Türk milletinin ve tüm İslam ümmetinin ortak davası olduğunu yineledi. Merhum sanatçının 2024 yılında Necip Fazıl Uluslararası Kültür Sanat Ödülü’ne layık görülmesinin, onun sanatının evrensel değerini kanıtladığını da sözlerine ekledi.

Bir tablonun sembolik gücü

Serginin açılışında duygusal anlar yaşayan Türkiye’deki Filistinli Basın Mensupları Derneği Başkanı Amir Lafi, Süleyman Mansur’un eserlerinin Filistinliler için taşıdığı derin anlamı kendi çocukluk anılarıyla paylaştı. Lafi, 80’li yıllarda Filistin bayrağı taşımanın yasak olduğu ve hapis cezası getirdiği dönemlerde, Mansur’un meşhur tablosunun bir direniş sembolü haline geldiğini anlattı. Evlerin duvarlarını süsleyen o meşhur eserin, halkın özgürlük arzusunu temsil ettiğini belirten Lafi, sanatçının halkın hafızasında nasıl ölümsüzleştiğini gözler önüne serdi. Sanatçı Cemal Toy ise Mansur’u büyük nehirlere benzeterek, geçtiği her yere hayat veren ve medeniyet inşa eden bir sanatçı olduğunu ifade etti. Toy, İsrail’in sanatçıya neden çiçek resimleri yapmadığını sorduğunu hatırlatarak, gelecekte çocukların özgür bir Filistin’de çiçekler çizeceğine olan inancını dile getirdi.

Zulmü resmetmenin sarsıcı etkisi

Sergide eserleri yer alan sanatçı İlhami Atalay ise sanatın toplumsal bilinç üzerindeki dönüştürücü gücüne vurgu yaptı. Atalay, bir vahşeti veya katliamı resmetmenin, en etkili sözlerden bile daha derin bir iz bıraktığını belirterek, bu tür eserlerin hafızalardan silinmemesi gerektiğini savundu. İnsanların zulmü sıradan bir olay gibi görme tehlikesine karşı sanatın bir uyarıcı görevi gördüğünü belirten Atalay, Süleyman Mansur’un bu misyonu en iyi şekilde yerine getirdiğini ifade etti. Sergi, 3 Ekim tarihine kadar ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız