Türkiye Garanti Bankası A.Ş., 30 Eylül 2026 tarihli finansal tablolarını açıklayarak yılın ilk dokuz ayındaki performansını ortaya koydu. Bankanın konsolide verilerine göre, söz konusu dönemde elde edilen net kâr 98,2 milyar TL olarak gerçekleşti. Bankanın toplam aktif büyüklüğü ise 5,6 trilyon TL seviyesine ulaşarak güçlü finansal yapısını koruduğunu gösterdi. Bu dönemde banka, nakdi ve gayri nakdi krediler aracılığıyla Türkiye ekonomisine 4,2 trilyon TL tutarında önemli bir kaynak aktarımı gerçekleştirdi.
Stratejik büyüme ve mevduat gücü
Garanti BBVA, fonlama bazını dinamik bir şekilde yöneterek müşteri mevduatlarını ana kaynak olarak konumlandırmaya devam etti. Bankanın fonlama kaynakları içerisinde müşteri mevduatlarının ağırlığı yüzde 65,1 seviyesinde gerçekleşti. Yılın ilk dokuz ayında müşteri mevduat tabanı yüzde 15,5 oranında bir büyüme kaydederek 3,6 trilyon TL seviyesine yükseldi. Banka, güçlü sermaye odağını korumaya devam ederken, sermaye yeterlilik oranını yüzde 16,1, özkaynak karlılığını yüzde 27,5 ve aktif karlılığını ise yüzde 2,6 seviyelerinde tutmayı başardı.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, yılın üçüncü çeyreğinde dezenflasyon hedefi doğrultusunda uygulanan sıkı para politikalarının ve makro ihtiyati düzenlemelerin bankacılık sektörünün faaliyet ortamını şekillendirdiğini belirtti. Akten, çeyreğin ikinci yarısından itibaren fonlama maliyetlerinde gözlenen gerilemenin sektörün kârlılık görünümünü olumlu yönde etkilediğini vurguladı. Küresel ekonomik gelişmelerin etkilerinin sürdüğü bu dönemde, faiz ve fonlama koşullarındaki değişimlerin etkin fiyatlama ve bilanço yönetiminin önemini bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti.

Kredi liderliği ve finansman çeşitliliği
Bankanın üçüncü çeyrek performansını detaylandıran Genel Müdür Akten, fonlama maliyetlerindeki gerileme ve etkin bilanço yönetiminin katkısıyla net faiz marjında belirgin bir iyileşme kaydettiklerini belirtti. Müşteri odaklı ve kredi öncelikli büyüme stratejileri doğrultusunda, Türk lirası kredilerdeki liderliklerini farklı segmentlerde elde ettikleri pazar payı kazanımlarıyla daha da güçlendirdiklerini ifade etti. Fonlama tarafında ise müşterilerle kurulan uzun vadeli ilişkiler sayesinde geniş ve tabana yaygın mevduat yapısını korurken, sermaye benzeri kredi ihracı ile finansman kanallarını çeşitlendirdiklerini dile getirdi. Özellikle 125 milyon dolar tutarındaki sürdürülebilir sermaye benzeri tahvil ihracı ile sağlanan kaynağın, mikro işletmelerin, KOBİ'lerin yeşil yatırımlarının ve kadın girişimcilerin finansmana erişiminin desteklenmesine yönlendirileceğini belirtti.
Sürdürülebilir finansman ve COP31 vizyonu
Garanti BBVA'nın sürdürülebilir finansman alanındaki önceliklerine ve Antalya'da düzenlenecek COP31 kapsamında üstlendiği role dikkat çeken Akten, 2018–2029 dönemi için belirledikleri 3,5 trilyon TL sürdürülebilir finansman hedefi kapsamında, 2026'nın ilk dokuz ayında 1,9 trilyon TL finansman sağladıklarını açıkladı. Enerji ve sanayiden kaynak verimliliğine kadar farklı alanlarda müşterilerin dönüşüm yatırımlarını destekleyerek Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesine ve uluslararası rekabet gücüne katkı sağlamaya devam ettiklerini ifade etti. Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenecek COP31'i, ülkenin sürdürülebilir dönüşümünü hızlandırmak açısından önemli bir fırsat olarak gördüklerini belirten Akten, BBVA ile birlikte üstlendikleri Küresel Bankacılık Partnerliği sayesinde Türkiye'nin dönüşüm potansiyelini uluslararası sermaye, deneyim ve yeni finansman imkanlarıyla buluşturmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi. Akten, güçlü finansal yapıyı, müşteri odaklı iş modeli ve teknolojik yetkinliklerle birleştirerek sürdürülebilir büyüme stratejisi doğrultusunda ilerlediklerini vurgularken, bu başarıda emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarına ve paydaşlara teşekkürlerini iletti.