Garanti BBVA, uluslararası finans dünyasında dikkat çeken bir iş birliğine imza atarak 125 milyon ABD doları tutarındaki sürdürülebilir sermaye benzeri tahvil ihracını başarıyla tamamladı. IFC ve DEG konsorsiyumuyla gerçekleştirilen bu stratejik işlem, bankanın uzun vadeli finansal hedefleri doğrultusunda sermaye yapısını desteklerken, aynı zamanda reel ekonominin sürdürülebilir dönüşümüne katkı sağlamayı amaçlıyor. 10 yıl vadeli olarak yapılandırılan ve 5'inci yıldan itibaren geri çağırma opsiyonu bulunan bu tahvil ihracı, bankanın finansman modellerini çeşitlendirme stratejisinin bir parçası olarak öne çıkıyor.

Yeşil ve sosyal yatırımlara odaklanan finansman modeli
Banka yönetimi, bu kaynaktan elde edilecek fonların kullanım alanlarını net bir şekilde belirledi. Yeşil finansman kapsamında mikro işletmeler ve KOBİ'lerin elektrikli araç alımları, enerji verimliliği sağlayan ekipman yatırımları ve ileri teknolojiye dayalı çevreci projeleri desteklenecek. Bu sayede işletmelerin düşük karbonlu ekonomiye geçiş süreçleri hızlandırılırken, rekabet güçlerinin artırılması hedefleniyor. Sosyal finansman ayağında ise kadın girişimcilerin finansmana erişimini kolaylaştıracak özel mekanizmalar devreye alınacak. Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sinem Edige, sürdürülebilir finansı sadece bir ürün değil, müşterilerin dönüşüm ihtiyaçlarına yanıt veren bütünsel bir danışmanlık ve finansman yaklaşımı olarak gördüklerini vurguladı. Edige, COP31'de Küresel Bankacılık Partneri olarak yer aldıkları bu dönemde, söz konusu finansmanla sürdürülebilirlik hedeflerine yeni ve güçlü bir halka eklediklerini ifade etti.
Uluslararası iş birlikleriyle güçlenen sermaye yapısı
Garanti BBVA Finans ve Hazineden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Atıl Özus ise bu işlemin bankanın finansal yapısını güçlendirmenin yanı sıra uluslararası kuruluşlarla olan ilişkileri derinleştirmek açısından da kritik bir adım olduğunu belirtti. Özus, önümüzdeki dönemde farklı yatırımcılarla yeni iş birlikleri geliştirerek müşterilerin değişen ihtiyaçlarına yönelik yenilikçi finansman imkanları sunmaya devam edeceklerini kaydetti. IFC Orta Doğu, Orta Asya ve Türkiye Finansal Kurumlar Grubu Direktörü Momina Aijazuddin, bu yatırımın Türkiye'deki sürdürülebilir ve kapsayıcı büyümeye yönelik ortak taahhüdü yansıttığını ifade etti. Aijazuddin, Garanti BBVA ile uzun yıllara dayanan iş birliğinin, enerji dönüşümüne yatırım yapan işletmelerin desteklenmesi ve kadın girişimciler için fırsatların genişletilmesi noktasında somut etkiler yarattığını belirtti.
Düşük karbonlu geleceğe geçişte ortak vizyon
DEG Finansal Kurumlar ve Sermaye Piyasaları Kıdemli Direktörü Gudrun Busch da IFC ile birlikte bu sürece dahil olmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Busch, bu ortak yatırımın Türkiye'nin düşük karbonlu bir geleceğe geçişini desteklediğini ve kalıcı sosyal ve çevresel değer yaratılmasına önemli bir katkı sunduğunu vurguladı. Bankanın sermaye yapısını güçlendiren bu hamle, aynı zamanda daha dayanıklı ve kapsayıcı bir ekonomi modelinin inşasına hizmet ediyor. Garanti BBVA, bu finansmanla birlikte reel sektörün yeşil dönüşüm yolculuğunda müşterilerine rehberlik etmeye ve sürdürülebilir finansman çözümleriyle ekonomik büyümeyi desteklemeye kararlılıkla devam ediyor. Bankanın bu adımı, Türkiye'nin sürdürülebilir finans hedefleriyle uyumlu bir şekilde, hem çevresel hem de sosyal etkiyi merkeze alan stratejik bir büyüme vizyonunu ortaya koyuyor.